Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
bi mesbûkîne
Diyanet İşleri = (60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
bi mesbûkîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Biz takdîr ettik aranızda ölümü ve kimse geçemez önümüze bizim.
bi mesbûkîne
Abdullah Parlıyan = Ölümü siz canlılar arasında, daima geçerli kıldık. Bu sebeple ölüme engel olabilecek ve bizim önümüze geçebilecek yoktur.
bi mesbûkîne
Adem Uğur = Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.
bi mesbûkîne
Ahmed Hulusi = Aranızda ölümü biz takdir ettik ve bizim önümüze geçilmez!
bi mesbûkîne
Ahmet Tekin = Aranızda ölümü takdir eden, planlayan biziz. Bizim önümüze geçilemez, biz âciz duruma düşürülemeyiz.
bi mesbûkîne
Ahmet Varol = Aranızda ölümü biz takdir ettik ve bizim önümüze geçilmiş değildir.
bi mesbûkîne
Ali Bulaç = Sizin aranızda ölümü takdir eden Biziz ve Bizim önümüze geçilmiş değildir;
bi mesbûkîne
Ali Fikri Yavuz = Aranızda ölümü (ve ecelleri) biz takdir ettik; ve biz, dilediğimiz şeyi yerine getirmekten âciz de değiliz.
bi mesbûkîne
Ali Ünal = (Sizi yarattığımız gibi,) hepinizin ortak kaderi olarak ölümü takdir eden de Biziz. Mani olabilecek hiçbir güç yoktur (size ölümü vermemize);
bi mesbûkîne
Bayraktar Bayraklı = (60-62) Aranızda ölümü takdir eden biziz. Biz, sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilmediğiniz bir alemde tekrar var etmek konusunda önüne geçilebileceklerden değiliz. Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz; düşünüp bundan ders almanız gerekmez mi?
bi mesbûkîne
Bekir Sadak = (60-61) Olumu aranizda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldirip benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediginiz sekilde var etmeyi dilesek kimse onumuze gecemez.
bi mesbûkîne
Celal Yıldırım = Sizi (yok edip yerinize) benzerlerinizi getirmemize ve sizi bilemiyeceğiniz (şekil ve vasıfta) yaratıp ortaya çıkarmamıza karşı önümüze geçilecek de değiliz.
bi mesbûkîne
Cemal Külünkoğlu = Ölümü aranızda takdir eden biziz. Hiç kimse bizim önümüze geçemez (bizi bu işten alıkoyamaz).
bi mesbûkîne
Diyanet İşleri (eski) = (60-61) Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.
bi mesbûkîne
Diyanet Vakfi = (60-61) Ölümü aranızda biz takdîr ettik ve biz, (yerinize) benzerlerinizi (getirip, sizinle)değiştirmekten ve sizi bilemeyeceğiniz (başka) bir şekilde yaratmaktan önüne geçilecek (acze düşürülecek) olan kimseler değiliz!
bi mesbûkîne
Edip Yüksel = Aranızda ölümünüzü önceden biz belirledik. Kimse bizi engelleyemez:
bi mesbûkîne
Elmalılı Hamdi Yazır = Sizin aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir.
bi mesbûkîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Aranıza ölüm kanunu koyan Biziz; ve Biz asla önüne geçilen biri değiliz;
bi mesbûkîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez.
bi mesbûkîne
Gültekin Onan = Aranızda ölümü takdir eden biziz ve biz önüne geçilebileceklerden değiliz.
bi mesbûkîne
Harun Yıldırım = Sizin aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir.
bi mesbûkîne
Hasan Basri Çantay = Ölümlü varlıklar olarak sizi yarattık, şu işleri yapmaktan Bizi alıkoyacak kimse yoktur;
bi mesbûkîne
Hayrat Neşriyat = (60-61) Ölümü aranızda biz takdîr ettik ve biz, (yerinize) benzerlerinizi (getirip, sizinle)değiştirmekten ve sizi bilemeyeceğiniz (başka) bir şekilde yaratmaktan önüne geçilecek (acze düşürülecek) olan kimseler değiliz!
bi mesbûkîne
İbni Kesir = Biz, takdir ettik aranızda ölümü. Ve Biz, önüne geçilecekler de değiliz.
bi mesbûkîne
Kadri Çelik = Sizin aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir.
bi mesbûkîne
Muhammed Esed = Ölümün sizin aranızda (her zaman geçerli) olmasını emrettik: ama hiçbir şey Bizi alıkoyamaz
bi mesbûkîne
Mustafa İslamoğlu = Aranızda ölümü takdir eden Biziz. Kimse Bizi alıkoyacak değildir:
bi mesbûkîne
Ömer Nasuhi Bilmen = Sizin aranızda ölümü Biz takdir ettik ve Biz önüne geçilmiş olanlar değiliz.
bi mesbûkîne
Ömer Öngüt = Aranızda ölümü takdir eden biziz ve biz önüne geçilebileceklerden değiliz.
bi mesbûkîne
Sadık Türkmen = Ölümlü varlıklar olarak sizi yarattık, şu işleri yapmaktan Bizi alıkoyacak kimse yoktur;
bi mesbûkîne
Seyyid Kutub = Ölümü aranızda plânlayan biziz. Hiç kimse bizim önümüze geçemez.
bi mesbûkîne
Suat Yıldırım = (60-61) Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeyi ve sizi bilemeyeceğiniz bir biçimde ve vasıfta yaratmayı dilersek, Bize mani olacak hiçbir güç yoktur.
bi mesbûkîne
Süleyman Ateş = Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir (kimse ölüme engel olamaz).
bi mesbûkîne
Tefhim-ul Kuran = Sizin aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir;
bi mesbûkîne
Ümit Şimşek = Aranızda ölümü takdir eden Biziz. Kimse Bizi alıkoyacak değildir:
bi mesbûkîne
Yaşar Nuri Öztürk = Ölümü aranızda biz takdir ettik. Biz önüne geçilecekler değiliz.
bi mesbûkîne
İskender Ali Mihr = Sizin aranızda ölümü Biz, Biz takdir ettik. Ve Biz, önüne geçilmiş (veya geçilebilecek) olan değiliz (bu takdirimizi kimse bozamaz).
bi mesbûkîne
İlyas Yorulmaz = Aranızda ölümü planlayan biziz. Bu konuda bize engel olacak yoktur.
bi mesbûkîne
Diyanet İşleri = (40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
bi mesbûkîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardan daha hayırlısını, yerlerine geçirmeye ve kimse önümüze geçemez.
bi mesbûkîne
Abdullah Parlıyan = onları kendilerinden daha hayırlı bir toplum ile değiştirmeye. Çünkü bizim istediğimizi yapmaktan alıkoyan hiçbir şey yoktur. Bizim önümüze geçip bizi engelleyen de olamaz.
bi mesbûkîne
Adem Uğur = Şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
bi mesbûkîne
Ahmed Hulusi = Onların yerine onlardan daha hayırlısını getirmeye. . . Biz önüne geçilmeyen gücüz!
bi mesbûkîne
Ahmet Tekin = Onların yerine, daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz elbette yeter. Kimse bizim önümüze geçemez.
bi mesbûkîne
Ahmet Varol = Onların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye. Ve bizim önümüze geçilemez.
bi mesbûkîne
Ali Bulaç = Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirip değiştirmeye. Üstelik Bizim önümüze geçilemez.
bi mesbûkîne
Ali Fikri Yavuz = Onların (o kâfirlerin) yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye... Hem bizim önümüze geçilmez.
bi mesbûkîne
Ali Ünal = Onların yerine (Allah’a iman ve ibadet eden) daha hayırlı insanlar getirmeye ve hiçbir kuvvet Bizi dilediğimizi yapmaktan alıkoyamaz.