Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Diyanet İşleri = Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, zulüm gören müstesna, kötü sözün apaçık söylenmesini sevmez ve Allah duyar, bilir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Abdullah Parlıyan = Allah, kendisine haksızlık edilen kişi dışında, hiç kimseden açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Zulme uğrayan kimse feryad edip, zalimin kötülüğünü söyleyip, ona beddua edebilir. Şüphesiz Allah, mazlumun âhını işiten ve olup biten herşeyi bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Adem Uğur = Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah her şeyi işitici ve bilicidir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ahmed Hulusi = Zulme uğrayan dışında, kötü sözün açıktan konuşulmasını sevmez Allâh! Allâh Semi'dir, Aliym'dir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ahmet Tekin = Allah, mahkeme huzurunda, devlet yetkilileri önünde, zulme uğrayan, zarar gören tarafından dile getirilen bilgilerin dışında, kötülüğün açıkça söylenmesini, ilanını, yayılmasını sevmez. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ahmet Varol = Allah, haksızlığa uğratılan dışında kötü bir sözün açıktan söylenilmesinden hoşlanmaz. Allah işitendir, bilendir. [25]

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ali Bulaç = Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah işitendir, bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah fena sözün açıklanıp söylenmesini sevmez. Ancak zulme uğrayanlar müstesnadır (o, zâlime söyliyebilir). Allah her şeyi işitici, her şeyi bilicidir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ali Ünal = Allah, zulme ve haksızlığa maruz kalanın (usulü dairesinde) söylemesi dışında, (her ne türde ve şekilde olursa olsun) kötü sözün açıktan söylenmesinden asla hoşlanmaz. Hiç şüphesiz Allah, (her söyleneni) hakkıyla işitendir; (her sözü, her niyeti, her söyleyeni) hakkıyla bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesnadır. Allah her şeyi işiticidir; bilicidir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Bekir Sadak = Allah, haksızlığa uğratılan dışında kötü bir sözün açıktan söylenilmesinden hoşlanmaz. Allah işitendir, bilendir. [25]

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Celal Yıldırım = Allah kötü sözün açıkça söylenmesini (hiç) sevmez. Meğerki söyleyen haksızlığa uğramış bulunsun, (o takdirde zâlimin zulmünü anlatabilir). Allah her şeyi işiten ve görendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah, zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin (insanı incitecek) açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah, zulme uğrayan kimseden başkasının, kötülüğü sözle bile açıklamasını sevmez. Allah işitir ve bilir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Diyanet Vakfi = Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah her şeyi işitici ve bilicidir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Edip Yüksel = ALLAH kötü dil kullanılmasını sevmez. Zulme uğrayanlar başka. ALLAH İşitendir, Bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Allah fena sözün açıklanmasını sevmez, mazlûm olan başka, Allah semî', basîr bulunuyor

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah, çirkin sözün açıklanmasını sevmez; ancak söyleyen haksızlığa uğramışsa başka. Allah, herşeyi işiten, hakkıyla bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah, zulme uğrayanların dışında, çirkin sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz. Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Gültekin Onan = Tanrı, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Tanrı işitendir, bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Harun Yıldırım = Allah kötü sözün açıklanmasını sevmez; ancak zulme uğrayan müstesna. Şüphesiz Allah Semi’ ve Alim olandır.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Hasan Basri Çantay = Allah çirkin sözün alenen söylenmesini sevmez. Zulme uğrayanlar başka. Allah her şey'i işidici, hakkıyle bilicidir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Hayrat Neşriyat = Allah, kötü sözün (bilhassa) açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesnâ. Çünki Allah, Semî' (söylediklerinizi tamâmen işiten)dir, Alîm (kalblerinizdeki herşeyi bilen)dir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 İbni Kesir = Zulme uğrayanların ki başka; Allah çirkin sözün alenen söylenmesini sevmez. Allah Semi, Alim olandır.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Kadri Çelik = Allah, zulme uğrayan kimse dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Muhammed Esed = Allah, bir kötülüğün, (ondan) zarar gören tarafından söylenmesi dışında, açıkça dile getirilmesini sevmez. Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi bilendir;

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Mustafa İslamoğlu = Allah, bir kötülüğün -ondan zarar gören hariç- açıkça söylenmesini sevmez; zira Allah her şeyi duyar, her şeyi bilir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Allah Teâlâ çirkin lâkırdının açıklanmasını sevmez, zulmedilmiş olan başka. Ve Allah Teâlâ bihakkın işiticidir, bilicidir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ömer Öngüt = Allah, zulme uğrayan kimseden başkasının, kötülüğü sözle bile açıklanmasını sevmez. Allah işitendir, bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Şaban Piriş = Allah zulme uğrayan kimseden başkasının, kötü sözü açıklamasını sevmez. Allah işitendir, bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Sadık Türkmen = Allah zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Seyyid Kutub = Allah zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah herşeyi işiten ve görendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Suat Yıldırım = Allah, ağır ve inciten sözlerin açıktan söylenmesini hiç sevmez, ancak söyleyen zulme uğramışsa o başka. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve görür.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Süleyman Ateş = Allâh, kendisine haksızlık edilen dışında (hiç kimse tarafından) açıkça kötü söz söylenmesini sevmez. Doğrusu Allâh, işitendir, bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah işitendir, bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Ümit Şimşek = Allah kötü sözün açığa vurulmasını sevmez-ancak zulme uğrayan kimsenin durumu başkadır. Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Zulme uğratılan kişi müstesna. Allah Semî'dir, Alîm'dir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 İskender Ali Mihr = Allah fena sözün açıkça söylenmesini sevmez, kendisine zulüm yapılan kişinin (söylemesi) hariç. Ve Allah en iyi işitendir, en iyi bilendir.

bi es sûi

  Nisâ / 148 -

 İlyas Yorulmaz = Allah, sözlerden kötü olanları, zulüm ve baskı altında olan kimsenin dışındakilerin, uluorta açıkça söylemelerini sevmez. Allah her şeyi işiten ve bilendir.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Diyanet İşleri = Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Size üst olurlar da ele geçirirlerse düşman olurlar size ve ellerini ve dillerini, kötülükle uzatırlar size ve onlar isterler ki siz kâfir olasınız.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar eğer size üstün gelselerdi, yine düşmanınız olarak kalırlardı ve size karşı kötü niyetle el kaldırır, dil uzatırlardı. Çünkü sizin de küfre dönmenizi içten arzu ederlerdi.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Adem Uğur = Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten inkâr edivermenizi istemektedirler.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Ahmed Hulusi = Eğer onlar sizi ele geçirirlerse, sizin için düşmanlar olurlar. Ellerini ve dillerini size kötülükle uzatırlar ve hakikat bilgisini inkâr eden olmanızı şiddetle arzu ederler.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Ahmet Tekin = Eğer ilimde, teknikte, sanayide, medeniyette size üstün olurlarsa, size düşman kesilirler. Ellerini ve dillerini size zarar vermek, kötülük yapmak için uzatacaklar. Zaten inkâr etmenizi, küfre dönmenizi istemektedirler.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Ahmet Varol = Onlar sizi ele geçirirlerse size düşman olur, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatır ve inkâr etmenizi isterler.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Ali Bulaç = Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkâr etmenizi içten arzu etmişlerdir.

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer onlar size üstün gelseler, hepinize düşman kesilirler; ve size ellerini, dillerini kötülükle uzatırlar; ve arzu ederler ki, hep kâfir olsanız!...

bi es sûi

  Mümtehine / 2 -

 Ali Ünal = Eğer aleyhinizde olarak ellerine bir fırsat geçecek olsa size ancak düşmanlık yapar, düşmanca davranırlar; ellerini de dillerini de size karşı fenalık için uzatırlar ve sizin de (kendileri gibi) kâfir olmanızı arzularlar.