Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
bi es sûi
Diyanet İşleri = Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
bi es sûi
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, zulüm gören müstesna, kötü sözün apaçık söylenmesini sevmez ve Allah duyar, bilir.
bi es sûi
Abdullah Parlıyan = Allah, kendisine haksızlık edilen kişi dışında, hiç kimseden açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Zulme uğrayan kimse feryad edip, zalimin kötülüğünü söyleyip, ona beddua edebilir. Şüphesiz Allah, mazlumun âhını işiten ve olup biten herşeyi bilendir.
bi es sûi
Adem Uğur = Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah her şeyi işitici ve bilicidir.
bi es sûi
Ahmed Hulusi = Zulme uğrayan dışında, kötü sözün açıktan konuşulmasını sevmez Allâh! Allâh Semi'dir, Aliym'dir.
bi es sûi
Ahmet Tekin = Allah, mahkeme huzurunda, devlet yetkilileri önünde, zulme uğrayan, zarar gören tarafından dile getirilen bilgilerin dışında, kötülüğün açıkça söylenmesini, ilanını, yayılmasını sevmez. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.
bi es sûi
Ahmet Varol = Allah, haksızlığa uğratılan dışında kötü bir sözün açıktan söylenilmesinden hoşlanmaz. Allah işitendir, bilendir. [25]
bi es sûi
Ali Bulaç = Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah işitendir, bilendir.
bi es sûi
Ali Fikri Yavuz = Allah fena sözün açıklanıp söylenmesini sevmez. Ancak zulme uğrayanlar müstesnadır (o, zâlime söyliyebilir). Allah her şeyi işitici, her şeyi bilicidir.
bi es sûi
Ali Ünal = Allah, zulme ve haksızlığa maruz kalanın (usulü dairesinde) söylemesi dışında, (her ne türde ve şekilde olursa olsun) kötü sözün açıktan söylenmesinden asla hoşlanmaz. Hiç şüphesiz Allah, (her söyleneni) hakkıyla işitendir; (her sözü, her niyeti, her söyleyeni) hakkıyla bilendir.
bi es sûi
Bayraktar Bayraklı = Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesnadır. Allah her şeyi işiticidir; bilicidir.
bi es sûi
Bekir Sadak = Allah, haksızlığa uğratılan dışında kötü bir sözün açıktan söylenilmesinden hoşlanmaz. Allah işitendir, bilendir. [25]
bi es sûi
Celal Yıldırım = Allah kötü sözün açıkça söylenmesini (hiç) sevmez. Meğerki söyleyen haksızlığa uğramış bulunsun, (o takdirde zâlimin zulmünü anlatabilir). Allah her şeyi işiten ve görendir.
bi es sûi
Cemal Külünkoğlu = Allah, zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin (insanı incitecek) açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
bi es sûi
Diyanet İşleri (eski) = Allah, zulme uğrayan kimseden başkasının, kötülüğü sözle bile açıklamasını sevmez. Allah işitir ve bilir.
bi es sûi
Diyanet Vakfi = Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah her şeyi işitici ve bilicidir.
bi es sûi
Edip Yüksel = ALLAH kötü dil kullanılmasını sevmez. Zulme uğrayanlar başka. ALLAH İşitendir, Bilendir.
bi es sûi
Elmalılı Hamdi Yazır = Allah fena sözün açıklanmasını sevmez, mazlûm olan başka, Allah semî', basîr bulunuyor
bi es sûi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah, çirkin sözün açıklanmasını sevmez; ancak söyleyen haksızlığa uğramışsa başka. Allah, herşeyi işiten, hakkıyla bilendir.
bi es sûi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah, zulme uğrayanların dışında, çirkin sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz. Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.
bi es sûi
Gültekin Onan = Tanrı, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Tanrı işitendir, bilendir.
bi es sûi
Harun Yıldırım = Allah kötü sözün açıklanmasını sevmez; ancak zulme uğrayan müstesna. Şüphesiz Allah Semi’ ve Alim olandır.
bi es sûi
Hasan Basri Çantay = Allah çirkin sözün alenen söylenmesini sevmez. Zulme uğrayanlar başka. Allah her şey'i işidici, hakkıyle bilicidir.
bi es sûi
Hayrat Neşriyat = Allah, kötü sözün (bilhassa) açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesnâ. Çünki Allah, Semî' (söylediklerinizi tamâmen işiten)dir, Alîm (kalblerinizdeki herşeyi bilen)dir.
bi es sûi
İbni Kesir = Zulme uğrayanların ki başka; Allah çirkin sözün alenen söylenmesini sevmez. Allah Semi, Alim olandır.
bi es sûi
Kadri Çelik = Allah, zulme uğrayan kimse dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.
bi es sûi
Muhammed Esed = Allah, bir kötülüğün, (ondan) zarar gören tarafından söylenmesi dışında, açıkça dile getirilmesini sevmez. Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi bilendir;
bi es sûi
Mustafa İslamoğlu = Allah, bir kötülüğün -ondan zarar gören hariç- açıkça söylenmesini sevmez; zira Allah her şeyi duyar, her şeyi bilir.
bi es sûi
Ömer Nasuhi Bilmen = Allah Teâlâ çirkin lâkırdının açıklanmasını sevmez, zulmedilmiş olan başka. Ve Allah Teâlâ bihakkın işiticidir, bilicidir.
bi es sûi
Ömer Öngüt = Allah, zulme uğrayan kimseden başkasının, kötülüğü sözle bile açıklanmasını sevmez. Allah işitendir, bilendir.
bi es sûi
Şaban Piriş = Allah zulme uğrayan kimseden başkasının, kötü sözü açıklamasını sevmez. Allah işitendir, bilendir.
bi es sûi
Sadık Türkmen = Allah zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
bi es sûi
Seyyid Kutub = Allah zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah herşeyi işiten ve görendir.
bi es sûi
Suat Yıldırım = Allah, ağır ve inciten sözlerin açıktan söylenmesini hiç sevmez, ancak söyleyen zulme uğramışsa o başka. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve görür.
bi es sûi
Süleyman Ateş = Allâh, kendisine haksızlık edilen dışında (hiç kimse tarafından) açıkça kötü söz söylenmesini sevmez. Doğrusu Allâh, işitendir, bilendir.
bi es sûi
Tefhim-ul Kuran = Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah işitendir, bilendir.
bi es sûi
Ümit Şimşek = Allah kötü sözün açığa vurulmasını sevmez-ancak zulme uğrayan kimsenin durumu başkadır. Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir.
bi es sûi
Yaşar Nuri Öztürk = Allah çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Zulme uğratılan kişi müstesna. Allah Semî'dir, Alîm'dir.
bi es sûi
İskender Ali Mihr = Allah fena sözün açıkça söylenmesini sevmez, kendisine zulüm yapılan kişinin (söylemesi) hariç. Ve Allah en iyi işitendir, en iyi bilendir.
bi es sûi
İlyas Yorulmaz = Allah, sözlerden kötü olanları, zulüm ve baskı altında olan kimsenin dışındakilerin, uluorta açıkça söylemelerini sevmez. Allah her şeyi işiten ve bilendir.
bi es sûi
Diyanet İşleri = Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler.
bi es sûi
Abdulbaki Gölpınarlı = Size üst olurlar da ele geçirirlerse düşman olurlar size ve ellerini ve dillerini, kötülükle uzatırlar size ve onlar isterler ki siz kâfir olasınız.
bi es sûi
Abdullah Parlıyan = Onlar eğer size üstün gelselerdi, yine düşmanınız olarak kalırlardı ve size karşı kötü niyetle el kaldırır, dil uzatırlardı. Çünkü sizin de küfre dönmenizi içten arzu ederlerdi.
bi es sûi
Adem Uğur = Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten inkâr edivermenizi istemektedirler.
bi es sûi
Ahmed Hulusi = Eğer onlar sizi ele geçirirlerse, sizin için düşmanlar olurlar. Ellerini ve dillerini size kötülükle uzatırlar ve hakikat bilgisini inkâr eden olmanızı şiddetle arzu ederler.
bi es sûi
Ahmet Tekin = Eğer ilimde, teknikte, sanayide, medeniyette size üstün olurlarsa, size düşman kesilirler. Ellerini ve dillerini size zarar vermek, kötülük yapmak için uzatacaklar. Zaten inkâr etmenizi, küfre dönmenizi istemektedirler.
bi es sûi
Ahmet Varol = Onlar sizi ele geçirirlerse size düşman olur, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatır ve inkâr etmenizi isterler.
bi es sûi
Ali Bulaç = Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkâr etmenizi içten arzu etmişlerdir.
bi es sûi
Ali Fikri Yavuz = Eğer onlar size üstün gelseler, hepinize düşman kesilirler; ve size ellerini, dillerini kötülükle uzatırlar; ve arzu ederler ki, hep kâfir olsanız!...
bi es sûi
Ali Ünal = Eğer aleyhinizde olarak ellerine bir fırsat geçecek olsa size ancak düşmanlık yapar, düşmanca davranırlar; ellerini de dillerini de size karşı fenalık için uzatırlar ve sizin de (kendileri gibi) kâfir olmanızı arzularlar.