Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Diyanet İşleri = Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O, fenalıklardan çekinen bir adamsan demişti, rahmâna sığınırım senden.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Abdullah Parlıyan = Meryem O'nu görünce: “Ben, senden sınırsız rahmet sahibi Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyorsan, bana yaklaşma!” dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Adem Uğur = Meryem dedi ki: Senden, çok esirgeyici olan Allah'a sığınırım! Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen (bana dokunma).

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ahmed Hulusi = (Meryem) dedi ki: "Rahmanıma sığınırım senden; eğer çok korunansan (bana yaklaşma)!"

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ahmet Tekin = Meryem:'Ben, senden, Rahman olan Allah’a sığınırım. Eğer takvâ sahibi isen, itaatkâr ve samimi bir kulsan, Allah’a sığınıp emirlerine yapışıyor, günahlardan arınıp, azaptan korunuyorsan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranıyorsan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincindeysen dokunma bana.' dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ahmet Varol = Dedi ki: 'Ben senden Rahman'a sığınırım. Eğer (fenalıktan) sakınan biriysen.'

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ali Bulaç = Demişti ki: "Gerçekten ben, senden Rahman (olan Allah)a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma)."

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ali Fikri Yavuz = Meryem, bu insan kılığındaki Cebraîl’e) dedi ki: “- Doğrusu ben, senden Rahman’a sığınırım. Eğer mü’min ve takva sahibi isen (fenalık yapmazsın.)

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ali Ünal = Meryem irkildi ve “Ben” dedi, “senden Rahmân’a sığınırım, eğer Allah’tan korkup, günahlardan sakınan bir kimse isen.”

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Bayraktar Bayraklı = Meryem dedi ki: “Eğer saygılı biri isen, senden Rahmân'a sığınırım.”

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Bekir Sadak = Meryem: «Eger Allah'tan sakinan bir kimse isen, senden Rahman'a siginirim» dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Celal Yıldırım = Meryem, «eğer (Allah'tan) korkup sakınan bir kimse isen, senden elbette Allah'a sığınırım» demişti.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Cemal Külünkoğlu = (Meryem onu görünce:) “Senden, O kuşatıcı rahmet ve esirgeme sahibine sığınırım! Eğer günahtan sakınan bir kimse isen (bana yaklaşma!)” dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Diyanet İşleri (eski) = Meryem: 'Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen, senden Rahman'a sığınırım' dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Diyanet Vakfi = Meryem dedi ki: Senden, çok esirgeyici olan Allah'a sığınırım! Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen (bana dokunma).

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Edip Yüksel = 'Senden Rahman'a sığınırım,' dedi, 'Erdemliysen. . .'

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = (Meryem) ona ben, dedi: her halde senden rahmana sığınırım, sakınırsın eğer bir teki isen

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Meryem ona: «Ben bağışlayan Allah'a sığınırım senden, eğer Allah'tan korkan biri isen!» dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Meryem: «Ben senden Rahmân (olan Allah)'a sığınırım. Eğer Allah'dan korkuyorsan (dokunma bana)» dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Gültekin Onan = Demişti ki: "Gerçekten ben, senden Rahmana sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma)."

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Harun Yıldırım = Dedi ki: “Gerçekten ben, senden, Rahman’a sığınırım! Eğer sakınan bir kimse isen.”

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Hasan Basri Çantay = (Meryem ona) dedi ki: «Doğrusu ben senden esirgeyici (Allaha) sığınırım. Eğer sen fenâlıkdan bihakkın sakınan (bir insan) isen (çekil yanımdan).

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Hayrat Neşriyat = (Meryem:) 'Doğrusu ben, senden Rahmân (olan Allah)’a sığınırım; eğer(Allah’dan) sakınan bir kimse isen (benden uzak dur)!' dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 İbni Kesir = Rahman'a sığınırım senden, dedi. Eğer takva sahibi isen.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Kadri Çelik = Demişti ki: “Gerçekten ben, senden Rahman'a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma).”

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Muhammed Esed = (Meryem onu görünce:) "Senden, O kuşatıcı rahmet ve esirgeme Sahibi'ne sığınırım!" dedi, "Eğer O'na karşı sorumluluk bilinci taşıyorsan (bana yaklaşma)!"

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Mustafa İslamoğlu = (Meryem): "Senden, O sınırsız merhamet sahibinin koruyuculuğundan sığınırım!" dedi, "Tabi ki eğer O'na saygı duyup sakınıyorsan!"

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (Meryem) Dedi ki: «Muhakkak ben senden Rahmân'a sığınırım. Eğer sen bihakkın muttakî isen (yanımdan çekil).»

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ömer Öngüt = Meryem: “Senden, çok esirgeyici olan Allah'a sığınırım. Eğer Allah'tan korkan bir kimse isen (çekil yanımdan!)” dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Şaban Piriş = -Eğer Allah’tan korkan biriysen senden Rahman’a sığınırım, dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Sadık Türkmen = (meryem) dedi ki: “Gerçekten ben senden Rahmân’a sığınırım, eğer sakınan bir kul isen (bana yaklaşma)!”

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Seyyid Kutub = Meryem, O'na «Ben senden «Rahman» olan Allah'a sığınırım. Eğer kötülük yapmaktan sakınan biri isen bana dokunma!» dedi.

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Suat Yıldırım = Meryem irkildi ve "Ben" dedi, "Rahmana sığındım senden. Eğer Allah’ı sayıp günahtan sakınan bir kimse isen çekil yanımdan!"

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Süleyman Ateş = (Meryem) dedi ki: "Ben senden, çok esirgeyen(Allâh)'a sığınırım. Eğer (Allah'tan) korkuyorsan (bana dokunma)."

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Tefhim-ul Kuran = Demişti ki: «Gerçekten ben, senden Rahman (olan Allah)'a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma).»

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Ümit Şimşek = Meryem 'Senden Rahmân'a sığınırım,' dedi. 'Allah'tan korkuyorsan bana dokunma.'

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Meryem demişti: "Ben senden, Rahman'a sığınıyorum. Takva sahibi biriysen dikkatli ol."

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 İskender Ali Mihr = (Hz. Meryem şöyle) dedi: “Muhakkak ki ben, eğer sen takva sahibi isen (bana bir zararın dokunmaz). Senden Rahmân’a sığınırım.”

bir rahmâni (bi er rahmâni)

  Meryem / 18 -

 İlyas Yorulmaz = Meryem vahiy meleğine “Senden (bana kötülük yapmandan) Rahmana sığınıyorum. Eğer Allah dan korunan birisi isen (bana dokunma)” dedi.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Diyanet İşleri = Eğer bütün insanlar (kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bütün insanların, kâfir olmaları gibi bir mahzur bulunmasaydı rahmânı inkâr edenlerin evlerindeki tavanları ve üstüne basıp çıktıkları merdivenleri bile gümüşten halk ederdik.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Abdullah Parlıyan = Eğer sınırsız zenginliklerin, önlerine serilmesiyle, bütün insanlar küfürde birleşen tek bir toplum haline gelecek olmasaydı, Rahman'ı inkâr edenlerin evlerine, gümüşten tavanlar ve üzerine basıp çıkacakları, gümüşten merdivenler yapardık.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Adem Uğur = Şayet insanların küfürde birleşmiş bir tek ümmet olması (tehlikesi) bulunmasaydı, Rahmân'ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri gümüşten yapardık.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Ahmed Hulusi = Eğer insanların (zenginlikleri) tek bir anlayış toplumu hâline gelmeleri sonucunu getirmeseydi (zenginlik dışa dönük yaşamı getireceği için kişiyi içe dönük zenginlikten engeller), elbette Rahmân'ın hakikatleri olduğu gerçeğini inkâr edenlerin evlerini gümüşten tavanlar ve çıkacakları gümüşten merdivenlerle donatırdık. . .

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Ahmet Tekin = Bütün insanların küfürde birleşerek bir tek ümmet haline gelmesi söz konusu olmasaydı, nezdimizde bir değer ifade etmeyen dünya zinetlerini rahmet sahibi Rahman olan Allah’ı inkâr eden kimselere verir, evlerine, gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları gümüş merdivenler, asansörler yapardık.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Ahmet Varol = Eğer insanlar (küfürde) tek bir ümmet olacak olmasaydı Rahman'ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Ali Bulaç = Eğer insanlar (Allah'a karşı isyanda birleşip) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman'ı (Allah'ı) inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp yükselecekleri merdivenler yapardık.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer insanlar (kâfirlerin dünyadaki refahına bakarak hırslanmasalar ve bu yüzden küfre rağbet etmeseler ve böylece) tek bir (kâfir) ümmet haline gelmiyecek olsalardı, biz O Rahmân’ı inkâr eden kimselerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerlerinde çıkacakları merdivenler (yukarı çıkarma vasıtaları) yapardık.

bi er rahmâni

  Zuhruf / 33 -

 Ali Ünal = Eğer insanlar (sadece dünyayı talep edip, Âhiret’i terk ve ihmalle, neticede küfür etrafında) tek bir ümmet haline gelmeyecek olsalardı, Rahmân’ı ret ve inkâr eden herkese (öyle servet verirdik ki,) evlerinin tavanları gümüşten olurdu ve üzerlerine basarak (üst kata) çıkacakları merdivenleri de;