Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
bi el mufsidîne
Diyanet İşleri = İçlerinden öylesi var ki ona (Kur’an’a) inanır; yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları daha iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardan inanan da var, inanmayan da ve Rabbin bozguncuları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Abdullah Parlıyan = Onlardan bu Kur'ân'a inanan da var, inanmayan da; ne olursa olsun Rabbin, bozgunculuk yapanları çok iyi bilmektedir.
bi el mufsidîne
Adem Uğur = İçlerinden öylesi var ki ona (Kur'an'a) inanır, yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Ahmed Hulusi = Onlardan, Ona (Kurân'a) iman edecekler de vardır, Ona iman etmeyecekler de! Rabbin bozguncuları (Esmâ'sıyla hakikatleri olarak) daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Ahmet Tekin = Onların içinden, Kur’ân’a iman edecekler var. Yine onların içinden Kur’ân’a iman etmeyecekler var. Rabbin bozguncuları iyi bilir.
bi el mufsidîne
Ahmet Varol = İçlerinden ona iman eden de var, iman etmeyen de. Rabbin bozguncuları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Ali Bulaç = Onlardan ona inananlar var ve ona inanmayanlar da vardır. Rabbin bozgunculuk çıkaranları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Ali Fikri Yavuz = Kâfirlerden Kur’an’a inanacak da var, iman etmiyecek de var. Rabbin müfsidleri çok iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Ali Ünal = Onların (Mekke halkının) içinde Kur’ân’a inanmış ve ileride inanacak olanlar bulunduğu gibi, onların içinde ona inanmayan ve inanmayacak olanlar da vardır. Senin Rabbin, o bozguncuları çok iyi bilmektedir.
bi el mufsidîne
Bayraktar Bayraklı = İçlerinden kimi var ki ona inanır, kimi de ona inanmaz. Rabbin bozguncuları en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Bekir Sadak = Aralarinda ona inanan ve inanmayan vardir. Rabbin, bozgunculari daha iyi bilir. *
bi el mufsidîne
Celal Yıldırım = İçlerinden buna inanan da var, inanmayan da var. Rabbin ise müfsitleri (Hakk'ı yalanlayıp toplum içinde fitne ve fesad çıkaranları) bilir.
bi el mufsidîne
Cemal Külünkoğlu = İçlerinden ona (Kur'an'a) inananlar da var inanmayanlar da. Rabbin (o Kur'an'a karşı) bozgunculuk yapanları çok iyi bilmektedir.
bi el mufsidîne
Diyanet İşleri (eski) = Aralarında ona inanan ve inanmayan vardır. Rabbin, bozguncuları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Diyanet Vakfi = İçlerinden öylesi var ki ona (Kur’an’a) inanır, yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Edip Yüksel = Onlardan kimi buna inanır, kimi de inanmaz. Rabbin bozgunculuk yapanları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Elmalılı Hamdi Yazır = İçlerinden buna inanacak da var, inanmıyacak da var, rabbın o müfsidlere a'lemdir
bi el mufsidîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İçlerinden buna inanacaklar da var, inanmayacaklar da var! Rabbin o fesat çıkaranları en iyi bilendir!
bi el mufsidîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlardan ona (Kur'ân'a) inanacaklar da var, inanmayacaklar da var. Rabbin fesatçıları en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Gültekin Onan = Onlardan ona inananlar var ve ona inanmayanlar da vardır. Rabbin bozgunculuk çıkaranları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Harun Yıldırım = Aralarında ona iman eden kimseler de vardır, ona iman etmeyenler de vardır. Rabbin fesatçıları en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Hasan Basri Çantay = İçlerinden ona (Kur'ana) inanan kimseler vardır, ona inanmayanlar vardır. Rabbin fesâdcıları çok iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Hayrat Neşriyat = Ve onlardan kimi ona (Kur’ân’a) îmân eder, içlerinden kimi de ona inanmaz. Rabbin ise, fesad çıkaranları en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
İbni Kesir = İçlerinden kimisi buna iman eder, kimisi de iman etmez. Rabbın fesad çıkaranları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Kadri Çelik = Aralarında ona iman eden ve inanmayan vardır. Rabbin, bozguncuları en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Muhammed Esed = Onların içinde bu (ilahi vahye) hemen inanacak olanlar olduğu gibi, sonuna kadar inanmayacak olanlar da var; (ne olursa olsun) senin Rabbin bozgunculuk yapanları çok iyi bilmektedir.
bi el mufsidîne
Mustafa İslamoğlu = Onlar arasında bu mesaja inanacak olanlar olduğu gibi, hiç inanmayacak olanlar da var. Bir de, senin Rabbin bozgunculuğu iş edinenleri en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onlardan kimisi O'na imân eder ve onlardan kimisi de O'na imân etmez. Ve Rabbin müfsidleri pek ziyâde bilendir.
bi el mufsidîne
Ömer Öngüt = Aralarında ona (Kur'an'a) inanan da vardır, inanmayan da vardır. Rabbin fesat çıkaranları en iyi bilendir.
bi el mufsidîne
Şaban Piriş = Aralarında ona inananlar da vardır; inanmayanlar da, Rabbin ise bozguncuları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Sadık Türkmen = Onlardan kimi ona inanır, kimi de ona inanmaz. Rabbin, bozguncuları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Seyyid Kutub = Onlardan kimi bu Kur'an'a inanır, kimi de inanmaz. Rabbin, kimlerin bozguncu olduğunu herkesten iyi bilir.
bi el mufsidîne
Suat Yıldırım = Onlardan Kur’ân’a iman edenler de var, iman etmeyenler de. Rabbin, hakkı yalanlayıp halk içinde fitne ve fesat çıkaranları pek iyi bilir.
bi el mufsidîne
Süleyman Ateş = Onlardan kimi, ona inanır, kimi de inanmaz. Rabbin bozguncuları çok iyi bilir.
bi el mufsidîne
Tefhim-ul Kuran = Onlardan ona inananlar vardır ve onlardan ona inanmayanlar da vardır. Rabbin fesad çıkaranları daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Ümit Şimşek = Onlardan Kur'ân'a inanan da var, inanmayan da. Rabbin ise bozguncuları çok iyi bilir.
bi el mufsidîne
Yaşar Nuri Öztürk = İçlerinden buna inanacak var, inanmayacak var. Bozguncuları Rabbin daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
İskender Ali Mihr = Ve onlardan, ona îmân eden kimseler ve onlardan ona îmân etmeyen kimseler var. Senin Rabbin fesat çıkaranları iyi bilir.
bi el mufsidîne
İlyas Yorulmaz = Daha önceki toplumlardan Allah’ın indirdiğine inananlar olduğu gibi içlerinden inanmayanlarda olmuştur. Senin Rabbin bozgunculuk yapanları elbetteki daha iyi bilir.
bi el mufsidîne
Diyanet İşleri = Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları çok iyi bilir.
bi el mufsidîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Gene yüz çevirirlerse muhakkak ki Allah bozguncuları bilir.
bi el mufsidîne
Abdullah Parlıyan = Eğer bu gerçeklerden yüz çevirirlerse, şüphesiz ki Allah bozgunculardan tamamen haberdardır.
bi el mufsidîne
Adem Uğur = Eğer yine yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, bozguncuları hakkıyla bilendir.
bi el mufsidîne
Ahmed Hulusi = Eğer (bu hakikatten) yüz çevirirlerse, şüphesiz ki Allâh fesat çıkaranları bilir (sonucunu yaşatır).
bi el mufsidîne
Ahmet Tekin = Eğer yine de gün gibi açık hakikatlerden, bütün peygamberlerin davetinin birinci konusu olan tevhid inancına bağlanmaktan yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirirlerse Allah’ın azabından kurtulamazlar. Allah bozguncuları, fesat çıkaranları bilmektedir.
bi el mufsidîne
Ahmet Varol = Eğer yüz çevirirlerse Allah şüphesiz bozguncuları bilir.
bi el mufsidîne
Ali Bulaç = Eğer yüz çevirirlerse elbette Allah, fesat çıkaranları bilir.
bi el mufsidîne
Ali Fikri Yavuz = Eğer iman etmekten yüz çevirirlerse, elbette Allah o fesatçıları hakkıyle bilendir (ve cezalarını verendir.).
bi el mufsidîne
Ali Ünal = Her şeye rağmen halâ yüz çeviriyorlarsa, muhakkak ki Allah, o bozguncuları hakkıyla bilmektedir.