Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
bi el ıbâdi
Diyanet İşleri = İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına çok şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Abdulbaki Gölpınarlı = İnsanların öylesi de var ki Allah rızasına nail olmak için âdeta kendisini satar, Allah rızasını alır. Allah kullarını pek esirger.
bi el ıbâdi
Abdullah Parlıyan = İnsanlar arasında öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah ise, kullarına karşı daima şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Adem Uğur = İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah'ın rızasını almak için kendini ve malını feda eder. Allah da kullarına şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Ahmed Hulusi = İnsanlardan öyle kimse de vardır ki, Allâh rızasının kendisinde açığa çıkması için nefsini (benliğini) feda eder! Allâh, kullarının hakikatinden Rauf olarak açığa çıkar.
bi el ıbâdi
Ahmet Tekin = Allah’ın rızasını kazanmak için canını ve malını feda eden, hiçe sayan insanlar var. Allah kullarına karşı çok şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Ahmet Varol = İnsanlardan öyleleri de vardır ki, canlarını Allah'ın rızasını kazanma yolunda feda ederler. Allah kullarına karşı şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Ali Bulaç = İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah'ın rızasını ara(yıp kazan)mak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.
bi el ıbâdi
Ali Fikri Yavuz = İnsanlardan bir kısmı da vardır ki, Allah’ın rızasını isteyerek nefsini Allah’a ibadet yolunda sarfeder. Allah ise kullarına çok merhamet edicidir.
bi el ıbâdi
Ali Ünal = Ama insanlar arasında öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını kazanma ve rızasının nerede yattığını bulma uğrunda hayatını ve varlığını ortaya koyar. Allah, kullar(ın)a çok acıyandır (ve bu sebeple onları daima hayra ve takvaya çağırır).
bi el ıbâdi
Bayraktar Bayraklı = Ama insanlar arasında bazıları da var ki, Allah'ın rızasını kazanmak için benliğini feda eder. Allah da kullarına çok şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Bekir Sadak = Insanlar arasinda, Allah'in rizasini kazanmak icin canini verenler vardir. Allah kullarina karsi sefkatlidir.
bi el ıbâdi
Celal Yıldırım = İnsanlardan öylesi de var ki, Allah'ın hoşnutluğunu dileyerek canını feda eder. Allah ise kullarına çok şefkatli ve çok merhametlidir..
bi el ıbâdi
Cemal Külünkoğlu = İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına karşı daima şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Diyanet İşleri (eski) = İnsanlar arasında, Allah'ın rızasını kazanmak için canını verenler vardır. Allah kullarına karşı şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Diyanet Vakfi = İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah'ın rızasını almak için kendini feda eder. Allah da kullarına şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Edip Yüksel = Halktan öylesi de var ki kendini ALLAH'ın rızasını kazanmaya adar. ALLAH kullarına çok şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Elmalılı Hamdi Yazır = Yine nas içinden kimi de vardır ki, Allahın rızasına ermek için kendini feda eder, Allah ise kullarına çok refetlidir
bi el ıbâdi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yine insanlar arasında kimi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendisini feda eder. Allah ise kullarına çok şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yine insanlardan kimi de vardır ki, Allah'ın rızasına ermek için kendini feda eder. Allah ise kullarına çok merhametlidir.
bi el ıbâdi
Gültekin Onan = İnsanlardan öylesi de var ki, Tanrı'nın rızasını ara(yıp kazan)mak amacıyla nefsini satın alır. Tanrı, kullarına karşılık şefkatli olandır.
bi el ıbâdi
Harun Yıldırım = İnsanlardan öylesi de vardır ki nefsini Allah’ın rızasını aramak için satar. Allah da kullarına karşı Rauf’tur.
bi el ıbâdi
Hasan Basri Çantay = İnsanlardan öyle kimse de vardır ki Allâhın rızasını isteyerek nefsini satın alır. Allah kullarına çok merhametlidir.
bi el ıbâdi
Hayrat Neşriyat = Fakat insanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızâsına nâil olmak için kendi nefsini(ve bütün malını O’nun yolunda) fedâ eder. Allah ise, kullar(ın)a karşı çok şefkatli olandır.
bi el ıbâdi
İbni Kesir = İnsanlardan öylesi de vardır ki; kendisini Allah'ın rızasına satar. Ve Allah, kullarına çok merhametlidir.
bi el ıbâdi
Kadri Çelik = İnsanlar arasında, Allah'ın rızasını kazanmak için canını verenler vardır. Allah kullarına karşı şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Muhammed Esed = Ama insanlar arasında öylesi de var ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendisini feda eder: Allah ise, kullarına karşı daima şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Mustafa İslamoğlu = İnsanlardan kimi de var ki Allah rızasını kazanmak için kendisini (vakfeder). Allah ise kullarına karşı hep şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Ömer Nasuhi Bilmen = İnsanlardan bazıları da vardır ki, Allah Teâlâ'nın rızasına nâiliyet için nefsini satar. Allah-ü Azîmüşşan ise kullarına çok re'fetlidir.
bi el ıbâdi
Ömer Öngüt = İnsanlardan öyleleri var ki Allah'ın hoşnutluğunu dileyerek nefsini satar. Allah ise kullarına karşı çok merhametlidir.
bi el ıbâdi
Şaban Piriş = İnsanlar arasında, Allah’ın rızasını kazanmak için canını verenler vardır. Allah kullarına karşı şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Sadık Türkmen = Insanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için çalışır. Allah kullarına çok şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Seyyid Kutub = Kimi insan da var ki, benliğini Allah'ın rızasını kazanmaya adar. Hiç kuşkusuz, Allah kullarına karşı pek şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Suat Yıldırım = İnsanlardan öylesi de vardır ki Allah’ın rızasını kazanmak için kendisini feda eder. Allah da kullarına pek merhametlidir.
bi el ıbâdi
Süleyman Ateş = İnsanlardan öylesi var ki, kendisini Allâh'ın rızâsın(ı kazanmay)a satar. Allâh da kullar(ın)a çok şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Tefhim-ul Kuran = İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını ara(yıp kazan) mak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.
bi el ıbâdi
Ümit Şimşek = İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendisini feda eder. Allah ise kullarına karşı pek şefkatlidir.
bi el ıbâdi
Yaşar Nuri Öztürk = İnsanlardan öylesi de vardır ki, benliğini Allah'ın hoşnutluğunu elde etmeye satar. Allah, kullarına karşı Raûf'tur, çok şefkatlidir.
bi el ıbâdi
İskender Ali Mihr = Ve insanlardan, Allah’ın rızasını dileyerek (Allah’ın rızası karşılığında) kendi nefsini satan kimseler vardır. Ve Allah, kullarına Rauf’tur (çok şefkatlidir).
bi el ıbâdi
İlyas Yorulmaz = Birde, insanlardan Allah’ın rızasını kazanmak için, kendini feda eden vardır. Allah kullarına çok lütufkârdır.
bi el ıbâdi
Diyanet İşleri = De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir.
bi el ıbâdi
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi: O da, sakınanlar için, ebedî olan ve kıyılarından ırmaklar akan, içinde tertemiz eşler bulunan bahçelerdir ve Allah'ın sizden râzı oluşudur. Allah, kullarını görür.
bi el ıbâdi
Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! De ki: “Size o dünyevi zevklerden daha hayırlı olan şeyleri haber vereyim mi? Yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlar için Rableri katında mesken olarak içinden ırmaklar akan, temelli yerleşecekleri cennetler, tertemiz eşler ve Allah'tan bir hoşnutluk vardır.” Allah kullarını çok iyi görendir.
bi el ıbâdi
Adem Uğur = (Resûlüm!) De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi görür.
bi el ıbâdi
Ahmed Hulusi = De ki: "Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allâh indînde korunanlar için altlarında ırmaklar akan cennetler vardır ki, orada sonsuza dek kalıcıdırlar. Hem de orada tertemiz eşler (bilincin eşi kusursuz hastalıksız beden olarak da anlaşılabilir) ve Allâh'ın kendilerinden razı olması vardır. Allâh kullarının hakikatinde olarak Basıyr'dir. "
bi el ıbâdi
Ahmet Tekin = 'Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler için, Rableri katında, altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konakları, tertemiz, devamlı temiz eşler, Allah’ın rızasına ulaşma mertebesi vardır. Allah kullarının davranışlarını biliyor, görüyor.' de.
bi el ıbâdi
Ahmet Varol = De ki: 'Size bundan daha hayırlı olanını bildireyim mi? Fenalıklardan sakınanlar için Rableri katında altından ırmaklar akan ve içerisinde sürekli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah, kulları görmektedir.'
bi el ıbâdi
Ali Bulaç = De ki: "Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah, kulları hakkıyla görendir."
bi el ıbâdi
Ali Fikri Yavuz = Râsûlüm, de ki; “- Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi?” O, nefisleri imrendiren süslerden korunanlar için, Rableri katında, ağaçları altından ırmaklar akan cennetler var; onlar orada devamlı kalacaklardır; ve yine orada pâk tertemiz zevceler ile en büyük nimet olan Allah rızâsı vardır. Allah, kullarının hal ve işlerini hakkıyle görücüdür.
bi el ıbâdi
Ali Ünal = De ki: “Size (büyük bir ihtirasla bağlandığınız) bu şeylerden daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınıp takva dairesine girenler için Rabbileri katında (ağaçlarının arasından ve köşklerinin) altından ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah’ın hoşnutluğu vardır. Allah, kulları(nı) hakkıyla görendir.