Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Diyanet İşleri = Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler hâlinde indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İşte biz, apaçık âyetleri böyle indirdik ona ve şüphe yok ki Allah, dilediğini doğru yola sevk eder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Abdullah Parlıyan = İşte böylece biz, O kitabı apaçık ayetler halinde indirdik ve bundan böyle, Allah doğru yola ulaşmayı isteyen kimseyi, doğru yola yöneltecektir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Adem Uğur = İşte böylece biz o Kur'an'ı açık seçik âyetler halinde indirdik. Gerçek şu ki Allah dilediği kimseyi doğru yola sevkeder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ahmed Hulusi = İşte böylece O'nu apaçık delillerle inzâl ettik. . . Muhakkak ki Allâh kimi dilerse onu hakikate yönlendirir, hidâyet eder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ahmet Tekin = İşte biz, Kur’ân’ı böyle açık seçik âyetler halinde indirdik. Allah dilediğini doğru yola iletme lütfunda bulunur.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ahmet Varol = İşte böylece onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ali Bulaç = İşte biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte biz Kur’ân’ı apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphe yok ki, Allah, dilediğine hidayet eder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ali Ünal = İşte böyle (bir kin, gayz ve muhalefet karşısında) Biz Kur’ân’ı, manâ ve muhtevası açık ve her biri birer delil âyetler halinde indiriyoruz. Gerçek şu ki Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Bayraktar Bayraklı = İşte böyle biz, Kur'ân'ı apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dileyeni doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Bekir Sadak = iste boylece Kuran'i apacik ayetler olarak indirdik. Allah, suphesiz, diledigini dogru yola eristirir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Celal Yıldırım = İşte böylece biz o (kitabı) çok açık âyetler halinde indirdik. Ve şüphe yok ki, Allah dilediği kimseyi doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Cemal Külünkoğlu = İşte biz onu (Kur'an'ı) böyle apaçık ayetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini (niyet ve eylemlerine göre) doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Diyanet İşleri (eski) = İşte böylece Kuran'ı apaçık ayetler olarak indirdik. Allah, şüphesiz, dilediğini doğru yola eriştirir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Diyanet Vakfi = İşte böylece biz o Kur'an'ı açık seçik âyetler halinde indirdik. Gerçek şu ki Allah dilediği kimseyi doğru yola sevkeder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Edip Yüksel = Böylece, biz onu apaçık ayetler olarak indirdik. ALLAH dilediğini ve dileyeni doğruya ulaştırır.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = iste boylece Kuran'i apacik ayetler olarak indirdik. Allah, suphesiz, diledigini dogru yola eristirir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve işte Biz onu (Kur'an'ı) böyle apaçık ayetler olarak indirdik. Çünkü Allah istediğine hidayet eder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte biz onu (Kur'ân'ı) böylece, apaçık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola eriştirir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Gültekin Onan = İşte biz onu (Kuran'ı) apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Tanrı, dilediğini hidayete yöneltir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Harun Yıldırım = İşte böylece biz o Kur'an'ı açık seçik âyetler halinde indirdik. Gerçek şu ki Allah dilediği kimseyi doğru yola sevkeder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Hasan Basri Çantay = İşte biz onu (Kur'ânı) böyle açık açık âyetler haalinde indirdik. Şübhesiz ki Allah (ancak) kimi dilerse ona hidâyet eder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Hayrat Neşriyat = İşte onu (Kur’ân’ı) böyle apaçık âyetler hâlinde indirdik; şübhesiz ki Allah,(hikmetine binâen, kendi lûtfundan) dilediğine hidâyet verir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 İbni Kesir = İşte böylece ona apaçık ayetler olarak indirdik. Muhakkak ki Allah; dilediğini hidayete eriştirendir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Kadri Çelik = İşte biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Muhammed Esed = Bu (ilahi öğretiyi) Biz işte böyle apaçık mesajlar şeklinde indirdik; artık (bundan böyle) Allah, (doğru yola ulaşmayı) isteyen kimseyi doğru yola yöneltecektir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte böylece Biz, bu (mesajları) hakikatin apaçık belgeleri olarak indirmiş bulunuyoruz; ama şu da bir gerçek ki, Allah isteyen kimseyi doğru yola yöneltmeyi diler.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve işte O'nu böyle açık açık âyetler olarak indirdik. Ve şüphe yok ki Allah dilediğine hidâyet eder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ömer Öngüt = İşte biz böylece onu açık açık âyetler hâlinde indirdik. Şüphesiz ki Allah dilediğine hidayet eder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Şaban Piriş = Nitekim, Kur’an’ı apaçık belgeler olarak indirdik. Allah dilediğine doğru yolu gösterir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Sadık Türkmen = Böylece biz, Kur’an’ı apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dileyeni doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Seyyid Kutub = İşte biz onu (Kur'an'ı) böyle apaçık ayetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini (niyet ve eylemlerine göre) doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Suat Yıldırım = İşte Biz Kur’ân’ı, böyle açık âyetler halinde indirdik. Gerçek şu ki Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Süleyman Ateş = Ve işte biz Kur'ân'ı böyle açık açık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allâh, dilediğini doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Tefhim-ul Kuran = İşte biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Ümit Şimşek = Kur'ân'ı Biz böylece apaçık âyetler halinde indirdik. Şurası muhakkak ki, Allah dilediğini doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ve işte Biz onu (Kur'an'ı) böyle apaçık ayetler olarak indirdik. Çünkü Allah istediğine hidayet eder.

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 İskender Ali Mihr = Ve işte böylece Biz, onu apaçık âyetler (halinde) indirdik. Ve muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir (Kendisine ulaştırır).

beyyinâtin

  Hac / 16 -

 İlyas Yorulmaz = Böylece sana o (Kur’an) nu, apaçık ayetler halinde indirdik. Elbetteki Allah isteyeni doğru yola iletir.

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Diyanet İşleri = Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!”

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara apaçık âyetlerimizi okudun mu yüzlerinde inkâr alâmetleri belirir, görüp tanırsın sen de; neredeyse âyetlerimizi onlara okuyanlara saldırıverecekler. De ki: Bundan daha şer, daha da beter bir şey haber vereyim mi size: Ateş. Allah, kâfir olanlara vaadetmiştir onu ve orası, dönüp gidilecek ne de kötü yer.

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Abdullah Parlıyan = Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin yüzündeki, inkârcı tavrı hemen farkedebilirsin. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracak gibiler. De ki: Size bu kin ve öfkenizden daha kötü birşey haber vereyim mi? Ahiretteki cehennem ateşi! Allah onu, gerçekleri örtbas etmiş olanlara vaad etmiştir. Ne kötü sonuçtur o.

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Adem Uğur = Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kâfirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Ahmed Hulusi = Onlara âyetlerimiz apaçık kanıtlar hâlinde tilâvet edildiğinde, hakikat bilgisini inkâr edenlerin yüzlerinde inkârı, reddi görürsün! Neredeyse, delillerimizi kendilerine bildirenlere saldırıp çullanacaklar. . . De ki: "Size ondan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş (sizi yakacak olan)! Allâh, onu hakikat bilgisini inkâr edenlere vadetmiştir. . . O ne kötü dönüş yeridir!"

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Ahmet Tekin = Allah’ın birliğini ifade eden âyetlerimiz, kendilerine âşikâre okunduğu zaman, inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların yüzlerindeki ifadeden dinlediklerini tasvip etmediklerini, inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. Onlara:' Şimdi size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Daha kötüsü ateştir. Allah ateşle, inkârda ısrar edenleri, küfre saplananları tehdit etti. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.' de.

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Ahmet Varol = Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda inkar edenlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerlerine saldıracaklar. De ki: 'Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? Ateş! Allah onu inkar edenlere vaad etmiştir. Orası ne kötü bir dönüş yeridir.'

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Ali Bulaç = Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o inkâr edenlerin yüzlerindeki 'red ve inkarı' tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanıverecekler. De ki: "Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Allah, onu inkâr edenlere va'detmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır."

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Ali Fikri Yavuz = Kendilerine karşı ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman da, o kâfirlerin yüzlerinde inkâr hallerini görür tanırsın. Nerde ise, karşılarında ayetlerimizi okuyanlara saldırıverecek gibi olurlar. (Ey Rasûlüm, o kâfirlere) de ki: “- Şimdi size bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? : O, ateş’dir. Allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu. O ne kötü bir karargâhdır!...

beyyinâtin

  Hac / 72 -

 Ali Ünal = Âyetlerimiz, apaçık deliller halinde insanlara okunup tebliğ edildiğinde küfre saplanıp kalmışların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu ve o inkârcı tavrı hemen fark edersin. Âyetlerimizi kendilerine okuyanların üzerine neredeyse çullanıverecekler. De ki: “(Hakkınızda şer telâkki ettiğiniz bu gerçeklerden ve onlar karşısındaki) şu halinizden sizin için daha kötü bir şeyi size bildireyim mi? Ateş! Allah, onu küfürde saplanıp kalanlara va’detmiştir. Ne fena bir âkıbet, ne kötü bir son durak!”