Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
berâetun
Diyanet İşleri = Allah ve Resûlünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir uyarıdır:
berâetun
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah ve Resûlü, kendileriyle ahitleştiğiniz müşriklerden berîdir.
berâetun
Abdullah Parlıyan = Bu sûre Allah ve Rasûlünden: Kendileriyle antlaşma yaptığınız, Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıran kimselere kesin, son bir ihtar ve ültimatomdur!
berâetun
Adem Uğur = Allah ve Resûlünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!
berâetun
Ahmed Hulusi = Ültimatomdur bu Allâh ve Rasûlünden, anlaşma yaptığınız müşriklere!
berâetun
Ahmet Tekin = Allah ve Rasulünden, antlaşmalara sınır getirme ve iptal kararnamesidir bu. Kendileriyle antlaşmalar yaptığınız, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklere.
berâetun
Ahmet Varol = Allah'tan ve Peygamber'inden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir uyarıdır.
berâetun
Ali Bulaç = (Bu,) Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza Allah'tan ve Resûlü'nden kesin bir uyarıdır.
berâetun
Ali Fikri Yavuz = Bu, Allah’dan ve Rasûlünden, kendileriyle andlaşma yaptığınız (ve bu andlaşmayı bozmuş bulunan) müşriklere, kesin olarak münasebetlerin kesiliş bildirisidir:
berâetun
Ali Ünal = Bu, Allah ve Rasûlü’nden kendileriyle anlaşmalı bulunduğunuz müşriklere bir ültimatomdur.
berâetun
Bayraktar Bayraklı = Allah ve Peygamber'inden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar![164][165]
berâetun
Bekir Sadak = (1-2) Allah'tan ve peygamberinden, kendileriyle andlasma yaptiginiz musriklere ihtardir: Yeryuzunde dort ay daha dolasabilirsiniz. Allah'i aciz birakamiyacaginizi, Allah'in inkarcilari rezil edecegini bilin.
berâetun
Celal Yıldırım = Allah'tan ve Peygamberinden kendileriyle anlaşma yaptığınız müşrik (Allah'a ortak koşan inkârcı)lere son ve kesin, dönülmez uyandır!
berâetun
Cemal Külünkoğlu = (Bu,) Allah ve Resulü'nden, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere son ve kesin bir uyarıdır (ültimatomdur)!
berâetun
Diyanet İşleri (eski) = (1-2) Allah'tan ve Peygamberinden, kendileriyle andlaşma yaptığınız müşriklere ihtardır: Yeryüzünde dört ay daha dolaşabilirsiniz. Allah'ı aciz bırakamayacağınızı, Allah'ın inkarcıları rezil edeceğini bilin.
berâetun
Diyanet Vakfi = Allah ve Resûlünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!
berâetun
Edip Yüksel = Bu, ALLAH ve elçisinden, kendileriyle anlaşma yapmış bulunduğunuz putperestlere bir ültimatomdur:
berâetun
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir ültimatum; Allah ve Resûlünden, muahede ettiğiniz müşriklere:
berâetun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bu, Allah ve Peygamberinden, antlaşma yaptığınız müşriklere bir ültimatomdur.
berâetun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'dan ve Resulü'nden bir ültimatomdur bu, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere:
berâetun
Gültekin Onan = (Bu) Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza Tanrı'dan ve Resülü'nden kesin bir uyarıdır.
berâetun
Harun Yıldırım = Müşriklerden kendileriyle anlaşma imzaladıklarınıza Allah ve Rasulü tarafından ilişkilerin kesildiğine dair bir uyarı ve notadır!
berâetun
Hasan Basri Çantay = Müşriklerin içinden (kendileriyle) muaahede etdiklerinize Allahdan ve Resulünden bir ültümatomdur (bu)!
berâetun
Hayrat Neşriyat = (Bu,) Allah ve Resûlünden, kendileriyle andlaşma yaptığınız müşriklere (ahidlerini bozduklarından dolayı) bir ihtardır!
berâetun
İbni Kesir = Müşriklerden muahede yaptıklarınıza; Allah ve Rasulünden bir ihtardır:
berâetun
Kadri Çelik = (Bu,) Allah'tan ve elçisinden, müşriklerden kendileriyle anlaşma yaptığınız kimselere bir beraat (ilişkileri kesme) ilanıdır.
berâetun
Muhammed Esed = Allahtan ve Onun Elçisinden, kendileriyle adlaşma yapmış bulunduğunuz, Allahtan başkasına ilahlık yakıştıran kimselere bir beraet, bir yükümsüzlük bildirisidir bu.
berâetun
Mustafa İslamoğlu = Bu, Allah ve O'nun elçisi tarafından, müşrikler içerisinden anlaşma yaptıklarınıza yönelik bir ilişik kesme ilanıdır:
berâetun
Ömer Nasuhi Bilmen = Bu, bir ayrılık ihtarıdır! Allah Teâlâ ile Resûlü tarafından kendileriyle muâhede yapmış olduğunuz müşriklere.
berâetun
Ömer Öngüt = Allah'tan ve Resul'ünden, andlaşma yaptığınız müşriklere bir ihtardır.
berâetun
Şaban Piriş = Allah’tan ve peygamberinden kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere uyarıdır.
berâetun
Sadık Türkmen = Allah ve Rasûlünden; kendileriyle, antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere, bir ültimatomdur (antlaşmalara aykırı hareket edenlere savaş ilânıdır):
berâetun
Seyyid Kutub = Kendileri ile aranızda antlaşma bulunan müşriklere Allah ve Peygamber'i tarafından yöneltilen bir ilişki kesme ihtarıdır bu.
berâetun
Suat Yıldırım = Allah ve Resulünden, kendileriyle anlaşma yaptığınız müşriklere son ihtar!
berâetun
Tefhim-ul Kuran = (Bu,) Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza Allah'tan ve Resulünden kesin bir uyarıdır.
berâetun
Ümit Şimşek = Müşriklerden antlaşma yaptığınız kimselere Allah ve Resulünden ihtar:
berâetun
Yaşar Nuri Öztürk = Allah ve resulünden, kendileriyle antlaşma yapmış bulunduğunuz müşriklere bir ültimatomdur bu;
berâetun
İskender Ali Mihr = Müşriklerden, ahd aldığınız kimselere Allah’tan ve O’nun Resûl’ünden bir beraattir (bir ihtardır).
berâetun
İlyas Yorulmaz = Bu, daha önce aranızda antlaşma yaptığınız ortak koşanlara bir uyarıdır.
berâetun
Diyanet İşleri = (Ey Mekkeliler!) Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?
berâetun
Abdulbaki Gölpınarlı = Sizin kâfirleriniz, onlardan hayırlı mı, yoksa kitaplarda bir kurtuluş mu var size?
berâetun
Abdullah Parlıyan = Ey Mekke kâfirleri ve kıyamete kadar gelecek inkârcılar! Sizler, sayılan Âd, Semûd, Nuh, Lût ve Firavun toplumlarından daha mı üstün, daha mı hayırlısınız ki, size azap edilmesin. Yoksa önceki kitaplarda, sizin için dokunulmazlık sözü mü verildi?
berâetun
Adem Uğur = Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan daha mı iyidirler? Yoksa kitaplarda sizin için bir berât mı var?
berâetun
Ahmed Hulusi = Sizin hakikat bilgisini inkâr edenleriniz bunlardan daha mı hayırlıdır? Yoksa zeburlarda (hikmetli bilgilerde) sizin için bir kurtuluş müjdesi mi var?
berâetun
Ahmet Tekin = Şimdi, sizin kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar eden kâfirleriniz onlardan daha mı hayırlıdırlar? Yoksa önceki kutsal kitaplarda sizin için azaptan kurtuluş beratı mı var?
berâetun
Ahmet Varol = Sizin kâfirleriniz onlardan daha hayırlı mıdırlar yoksa kitaplarda sizin için bir beraat mı var?
berâetun
Ali Bulaç = Sizin kafirleriniz onlardan daha hayırlı mıdır? Yoksa sizin için Kitaplarda bir beraat mi var?
berâetun
Ali Fikri Yavuz = (Ey Mekke’liler), sizin kâfirleriniz (kuvvet ve imkân bakımından) onlardan (bu adları geçen kavimlerden) hayırlı mı? Yoksa sizin için (İlâhî) kitablarda bir kurtuluş (haberi) mi var?
berâetun
Ali Ünal = Şimdi (ey Mekkeliler), sizin içinizdeki kâfirler sizden önceki o kâfirlerden daha mı varlıklı, daha mı güçlü, yoksa İlâhî kitaplarda sizin Allah’ın cezasından muaf olduğunuza dair bir senediniz mi var?