Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Diyanet İşleri = Onlar, “Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik” dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Seni konuk kabûl etmekten menetmedik miydi dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar: “Biz seni yabancıları konuk etmekten veya elalemin işine karışmayı sana yasaklamamış mıydık?” dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Adem Uğur = Biz seni, elâlemin işine karışmaktan men etmemiş miydik? dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Biz sana başkalarının işine karışma demedik mi?"

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ahmet Tekin = Kavmi:'Biz seni, başkaları adına konuşmaktan, elâlemi savunmaktan men etmemiş miydik?' dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ahmet Varol = Onlar: 'Biz seni başkalarına karışmaktan menetmemiş miydik?' dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' alıkoymamış mıydık?"

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar “- Biz, seni âlemin işine karışmaktan men etmedik mi?” dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ali Ünal = “Biz seni elalemin işine karışmaktan men etmemiş miydik?” diye çıkıştılar.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Bayraktar Bayraklı = Bunun üzerine onlar da, “Biz seni başkalarının işine karışmaktan men etmemiş miydik?” dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Bekir Sadak = «Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemis miydik?» dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Celal Yıldırım = Onlar: «Biz seni yabancıları (konuk edinmek)den men'etmemiş miydik ?» dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar: “Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik” dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?' dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Diyanet Vakfi = «Biz seni, elâlemin işine karışmaktan men etmemiş miydik?» dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Edip Yüksel = 'İnsanlarla diyalog kurmaktan seni menetmemiş miydik,' dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Şöyle çıkıştılar: "Yok ya! Biz seni el alemin işine karışmaman konusunda uyarmamış mıydık?"

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (Kavmi de) Dediler ki: «Biz seni âlemlerin işine karışmaktan men etmiş değil miydik?»

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dediler ki: “Biz seni elâlemin işine karışmaktan menetmemiş miydik?”

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Gültekin Onan = Dediler ki: "Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' alıkoymamış mıydık?"

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Harun Yıldırım = "Biz seni, elâlemin işine karışmaktan men etmemiş miydik?" dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Hasan Basri Çantay = «Biz seni, dediler, elâleme karışmakdan, (bizim bu gibi işlerimize müdâhale etmekden) men etmedik mi»?

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Hayrat Neşriyat = Onlarsa: "Biz seni elalemin işine karışmaktan menetmemiş miydik (şunu bunu korumak sana mı kalmış!)" dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 İbni Kesir = "Seni âlemlerden (başkalarının işine karışmaktan) menetmemiş miydik?" dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Kadri Çelik = Dediler ki: “Biz seni âlemlerden (tek bir kişiyi bile misafir kabul etmekten) alıkoymamış mıydık?”

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Muhammed Esed = 'Biz seni el âlemin işine karışmaktan men etmemiş miydik?' dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Mustafa İslamoğlu = Şöyle çıkıştılar: "Yok ya! Biz seni el alemin işine karışmaman konusunda uyarmamış mıydık?"

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (Kavmi de) Dediler ki: «Biz seni âlemlerin işine karışmaktan men etmiş değil miydik?»

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ömer Öngüt = Dediler ki: “Biz seni elâlemin işine karışmaktan menetmemiş miydik?”

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Şaban Piriş = -Biz sana insanları misafir etmeni yasaklamadık mı? dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Elâlemin işine karışmaktan seni menetmemiş miydik?”

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Seyyid Kutub = Hemşehrileri ona; «İnsanlar ile ilişki kurmayı biz sana yasaklamamış mıydık?» dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Suat Yıldırım = Onlarsa: "Biz seni elalemin işine karışmaktan menetmemiş miydik (şunu bunu korumak sana mı kalmış!)" dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Süleyman Ateş = "Seni âlemlerden (başkalarının işine karışmaktan) menetmemiş miydik?" dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Tefhim-ul Kuran = Dediler ki: «Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' alıkoymamış mıydık?»

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Ümit Şimşek = 'Biz seni el âlemin işine karışmaktan men etmemiş miydik?' dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dediler: "Seni el âlemin işiyle uğraşmaktan men etmemiş miydik?"

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 İskender Ali Mihr = “Biz seni elâlemin (başkalarının) işine karışmaktan nehyetmedik (men etmedik) mi?” dediler.

an el âlemîne

  Hicr / 70 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar da “Sana kendi âlemimizde (işimize karışmayı) yasaklamadık mı?” dediler.

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Diyanet İşleri = Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlere muhtaç değildir.

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve kim savaşırsa ancak kendisi için savaşır; şüphe yok ki Allah, âlemlerden müstağnîdir.

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Abdullah Parlıyan = O halde kim, Allah yolunda üstün gayret gösterirse, bunu yalnız kendi iyiliği için yapmış olur. Çünkü Allah ne kullarına, ne de başka yarattıklarına muhtaç değildir.

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Adem Uğur = Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnîdir. (O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Ahmed Hulusi = Kim (bu imanı, hakikati yaşamak için) hırs - azim ile çalışırsa, yalnızca kendi benliği için bu savaşı vermiş olur (Cihadı Ekber - büyük savaş)! Muhakkak ki Allâh, âlemlerden (Esmâ bileşimi birimselliklerden) elbette Ğaniyy'dir ("HÛ"viyeti {ZÂT'ı} itibarıyla, Esmâ'sında açığa çıkanlarla kayıtlanmaktan veya onlarla sınırlı tanımlanmaktan münezzehtir)!

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Ahmet Tekin = Hayatını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad eden, ancak kendi iyiliği, kurtuluşu için cihad etmiş olur. Allah zengindir, âlemlere, insanlara, hiçbir varlığa muhtaç değildir.

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Ahmet Varol = Kim cihad ederse ancak kendi için cihad etmiş olur. Çünkü Allah'ın alemlerden hiç bir şeye ihtiyacı yoktur.

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Ali Bulaç = Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir.

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Kim (Allah yolunda veya nefsi ile) mücahede ederse, kendisi için mücahede eder, (Sevabı onadır): Çünkü Allah bütün âlemlerden müstağnidir, (kullarının mücahedesine de ihtiyacı yoktur).

anil âlemîne (an el âlemîne)

  Ankebût / 6 -

 Ali Ünal = Kim (nefsine ve şeytana karşı koymada, ayrıca iyi bir mü’min olma ve bu yolda her türlü zorluğa direnebilme konusunda) cihad eder (elinden gelen gayreti gösterir)se, ancak kendi iyiliği için cihad eder. Muhakkak ki Allah, bütün varlıklardan müstağnîdir, (kimseye ve kimsenin cihadına ihtiyacı yoktur).