Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Diyanet İşleri = Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Herkesin, yaptığına göre dereceleri var ve Rabbin, onların yaptıklarından gafil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Abdullah Parlıyan = Herkesin yaptıkları işlere göre bir takım dereceleri vardır. Ve Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Adem Uğur = Herkesin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ahmed Hulusi = Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. . . Rabbin onların ortaya koyduklarından gâfil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ahmet Tekin = Herkes işlediği devamlı, bilinçli ameller sebebiyle âhirette farklı muamelelere tâbi tutulacak, yargılanacaktır. Senin Rabbin onların işledikleri amellerden gafil, habersiz değildir, bunlara göre, sizi mükâfatlandırıp cezalandıracaktır.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ahmet Varol = Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ali Bulaç = Yapmakta oldukları dolayısıyla her biri için dereceler vardır. Rabbin, onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ali Fikri Yavuz = Herkes için, yaptıklarına göre dereceler vardır. Rabbin de onların yaptıklarından gafil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ali Ünal = Herkes için yaptığı (iyi veya kötü) işler karşılığında farklı mertebeler vardır. Rabbin, onların yapmakta olduğu hiçbir şeyden habersiz ve yapılanlara karşı da kayıtsız değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Bayraktar Bayraklı = Herkesin, yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Bekir Sadak = Islediklerine karsilik her birinin dereceleri vardir. Rabbin onlarin islediklerinden habersiz degildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Celal Yıldırım = Herbiri için işlediklerinden dolayı dereceler vardır. Rabbin onların işlediklerinden habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Cemal Külünkoğlu = Herkes için, yaptıklarına göre dereceler vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Diyanet İşleri (eski) = İşlediklerine karşılık her birinin dereceleri vardır. Rabbin onların işlediklerinden habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Diyanet Vakfi = Herkesin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Edip Yüksel = Yaptıklarına karşılık olarak her biri için dereceler vardır. Rabbin, onların yaptıklarından habersiz değil.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Elmalılı Hamdi Yazır = ve her biri için amellerinden dereceler vardır rabbın ne işlediklerinden gâfil de değil
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Herkesin yaptıklarından dolayı dereceler vardır. Rabbin ne yaptıklarından habersiz de değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Gültekin Onan = Yapmakta oldukları dolayısıyla her biri için dereceler vardır. Rabbin, onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Harun Yıldırım = Herkes için yaptıklarına göre dereceler vardır; Rabbin onların yaptıklarından gafil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Hasan Basri Çantay = Herkesin (hayır ve şer) yapdıkları şeylere göre dereceleri vardır. Onlar (kâfirler) ne yaparlarsa Rabbin onlardan gaafil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Hayrat Neşriyat = Herkes için, yaptıklarından dolayı dereceler vardır. Çünki Rabbin (onların)yapmakta olduklarından gafil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
İbni Kesir = Her birinin işlediklerine karşılık dereceleri vardı. Ve Rabbın onların işlediklerinden gafil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Kadri Çelik = İşlediklerine karşılık (cin ve insanlardan) her biri için dereceler vardır. Rabbin onların işlediklerinden habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Muhammed Esed = zira herkes, ancak (kasıtlı) eylemlerinden dolayı yargılanacaktır; ve Rabbin, onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Mustafa İslamoğlu = Zira herkes, ancak yaptıklarına bakılarak sınıflandırılır. Rabbin ise, onların yapıp ettiklerinden habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve herkes için yaptıkları şeylerden dolayı dereceler vardır. Ve senin Rabbin onların ne yapar olduklarından gâfil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ömer Öngüt = Her biri için işlediklerinden dolayı dereceler vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Şaban Piriş = Herkesin derecesi yaptığına göredir. Rabbin yaptıkları şeylerden gafil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Sadık Türkmen = Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Rabbin, onların yaptıklarından habersiz değildir!
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Seyyid Kutub = Herkesin, yaptığı işlere göre birbirinden farklı derecesi vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Suat Yıldırım = Herkesin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Senin Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Süleyman Ateş = Her birinin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Rabbin, onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Tefhim-ul Kuran = Yapmakta oldukları dolayısıyla her biri için dereceler vardır. Rabbin, onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Ümit Şimşek = Herkes için, yaptığı işe göre, derece derece karşılıklar vardır. Çünkü Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
Yaşar Nuri Öztürk = Her birinin, yapıp ettiklerinden kaynaklanan dereceleri vardır. Rabbin onların işlediklerinden gafil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
İskender Ali Mihr = Ve herkes için yaptıklarından dolayı dereceler vardır. Ve senin Rabbin, onların yaptıkları şeylerden gâfil değildir.
ammâ (an-mâ) ya’melûne
İlyas Yorulmaz = Yaptıklarından her bir şeyin, farklı farklı karşılıkları var. Senin Rabbin onların yaptıkları şeylerden habersiz değildir.
ammâ (an-mâ)
Diyanet İşleri = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
ammâ (an-mâ)
Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, mâhiyetlerini bilmedikleri putlara bir hisse ayırırlar; andolsun Allah'a ki iftirâ ettikleri şeyler yüzünden sorguya çekilecek onlar.
ammâ (an-mâ)
Abdullah Parlıyan = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, mahiyetlerini bilmedikleri putlara, bir hisse ayırır onlar. Andolsun Allah'a iftira ettikleri şeyler yüzünden, sorguya çekilecek onlar.
ammâ (an-mâ)
Adem Uğur = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!
ammâ (an-mâ)
Ahmed Hulusi = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden hayalî tanrılarına bir pay ayırırlar. . . Tallahi (hayret ihtiva eden yemin türü), yaptığınız uydurmalardan elbette sorgulanacaksınız!
ammâ (an-mâ)
Ahmet Tekin = Müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, mahiyetini bilmedikleri putlara pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan, uydurduğunuz şeylerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.
ammâ (an-mâ)
Ahmet Varol = Kendilerine rızık olarak verdiğimizden o (hiçbir şey) bilmeyenlere pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, bu uydurup durduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
ammâ (an-mâ)
Ali Bulaç = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
ammâ (an-mâ)
Ali Fikri Yavuz = Bir de müşrikler, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (hayvanat ve ekinlerden) tutuyorlar da, hiç bir şey bilmiyen putlara hisse ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki, siz, bu yaptığınız iftiralardan (putlar ilâhımızdır ve onların da bir hissesi vardır sözünden) mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
ammâ (an-mâ)
Ali Ünal = Bir de, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gerçek yüzleri ve mahiyetleri itibariyle kendilerinin de bilmediği şeylere pay ayırıyorlar. Allah hakkı için, yapageldiğiniz bütün bu iftiraların hesabı mutlaka sorulacaktır.