Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Diyanet İşleri = İsmail’i, Elyasa’ı, Yûnus’u ve Lût’u da doğru yola erdirmiştik. Her birini âlemlere üstün kılmıştık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İsmâîl'e, Elyesa'a, Yunus'a ve Lût'a da doğru yolu ihsân etmiştik, hepsini de âlemlere üstün kılmıştık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Abdullah Parlıyan = Ve İsmail'e, Elyesa'ya, Yunus'a ve Lût'a da; ve biz onlardan herbirini diğer insanlardan üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Adem Uğur = İsmail, Elyesa', Yunus ve Lût'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ahmed Hulusi = İsmail'e, Elyesa'ya, Yunus'a ve Lût'a da. . . Hepsini insanlara (âlemlere) (beden yaşamında hilâfet sırrını yaşatarak) üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ahmet Tekin = İsmâil’e, Elyesa’a, Yûnus’a, ve Lût’a da hidâyet ihsan ettik. Hepsine lütufta bulunarak âlemlere, insanlara üstün kılmıştık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ahmet Varol = Yine İsmail'i, el-Yesa'ı, Yunus'u ve Lut'u da. Hepsini alemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ali Bulaç = İsmail'i, Elyasa'yı, Yunus'u ve Lut'u da (hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ali Fikri Yavuz = İsmail’e, Elyesa’a, Yûnus’a ve Lût’a dahi hidayetle peygamberlik ihsan ettik. Hepsini âlemler üzerine üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ali Ünal = Aynı şekilde İsmail, Elyesa, Yunus ve Lût’u da. Onların her birini yaşadıkları dönemin insanlarından üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Bayraktar Bayraklı = İsmâil, Elyesa‘, Yûnus ve Lût'u da hidayete erdirdik. Hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Bekir Sadak = (84-86) Ona Ishak'i, Yakub'u bagisladik, herbirini dogru yola eristirdik. Daha once Nuh'u ve soyundan Davud'u, Suleyman'i, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yi ve Harun'u (ki islerini iyi yapanlara boylece karsilik veririz), Zekeriya'yi, Yahya'yi, Isa'yi ve Ilyas'i (ki hepsi iyilerdendir), smail'i, Elyesa'Ù, Yunus'u, Lut'u (ki hepsini dnyalara stn kÙldÙk) doru yola eri_tirdik.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Celal Yıldırım = İsmail, Elyesa', Yûnus ve Lût'u da doğru yolda bulundurduk ki hepsini de âlemlerden (yaşadıkları çağın insanlarından) üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Cemal Külünkoğlu = İsmail'e, Elyesa'ya, Yunus'a ve Lût'a da (peygamberlik verdik).  (kendilerine farklı üstün meziyetler vererek) hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Diyanet İşleri (eski) = (84-86) Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Diyanet Vakfi = İsmail, Elyesa', Yunus ve Lût'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Edip Yüksel = İsmail'i, Elyasa'yı, Yunus'u ve Lut'u da (seçtik). Ve Biz onlardan her birini çağının diğer insanlarına üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İsmaili de, Elyesa'ı de, Yunüsü de, Lûtu da, her birini âlemînin üstüne geçirdik

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u ve Lut'u da... Herbirini alemlerin üstüne geçirdik.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Gültekin Onan = İsmail'i, Elyasa'yı, Yunus'u ve Lut'u da (hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Harun Yıldırım = İsmail’i, Elyesa’yı, Yunus’u ve Lut’u da. Hepsini alemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Hasan Basri Çantay = İsmâîli, Elyasa'ı, Yunusu, Lutu da (hidâyete iletdik). Her birine âlemlerin üstünde yüksek meziyyetler verdik.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Hayrat Neşriyat = İsmâil’i, Elyesâ'ı, Yûnus’u ve Lût’u da (hidâyete erdirdik). Ve herbirini âlemlere(bütün mahlûkata) üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 İbni Kesir = İsmail'i, el-Yesa'ı, Yunus'u ve Lüt'u da. Her birini alimlerden üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Kadri Çelik = İsmail'i, Elyesa'yı, Yunus'u, Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Muhammed Esed = ve İsmaile, Elyesaya, Yunusa ve Lut(a da). Ve Biz onlardan her birini diğer insanlara üstün kıldık;

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Mustafa İslamoğlu = İsmail'i, Elyasa'yı, Yunus'u ve Lut'u da (seçtik). Ve Biz onlardan her birini çağının diğer insanlarına üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve İsmail'i, Elyesa'yı ve Yûnus ile Lût'u da (hidâyete nâil ettik) ve hepsini âlemlerin üzerine tercih eyledik.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ömer Öngüt = İsmail'i, Elyesâ'yı, Yunus'u ve Lût'u da hidayete erdirdik. Her birine âlemlerin üstünde meziyetler verdik.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Şaban Piriş = İsmail, el-Yeseâ, Yunus ve Lut’u hepsini de alemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Sadık Türkmen = Ismail, Elyesa, Yunus ve Lût’a da... Bunların hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Seyyid Kutub = İsmail'i, el-Yesa'yı, Yunus'u ve Lût'u da doğru yola ilettik. Hepsini de alemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Suat Yıldırım = İsmâil’i, Elyesa’ı, Yunus’u, Lut’u da nübüvvete erdirdik; her birini de yaşadıkları asrın insanlarından üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Süleyman Ateş = İsmâ'il'e, el-Yesa'a, Yûnus'a ve Lût'a da (yol gösterdik), hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Tefhim-ul Kuran = İsmail'i, Elyasa'ı, Yunus'u ve Lut'u da (hidayete eriştirdik) . Onların hepsini alemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Ümit Şimşek = İsmail, Elyesa', Yunus ve Lût'a da hidayet verdik. Onların hepsini diğer insanlara üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İsmail, Elyesa', Yûnus ve Lût... Hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 İskender Ali Mihr = Ve İsmail (A.S) ve İlyesea (A.S) ve Yunus (A.S) ve Lut (A.S), hepsini âlemlere üstün kıldık.

alâ el âlemîne

  En’âm / 86 -

 İlyas Yorulmaz = İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut, onlarda yaptıkları samimi kulluklarından dolayı tüm zamanların insanları arasında üstün tuttuğumuz kimselerdir.

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Diyanet İşleri = “Sizi âlemlere üstün kılmış iken, Allah’tan başka ilâh mı araştırayım size?”

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sizi âlemlerden üstün kıldığı halde Allah'tan başka bir mabut mu arıyorsunuz?

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Abdullah Parlıyan = Ve şöyle ekledi: “Sizin için Allah'tan başka bir ilah arayayım öyle mi? Oysa sizi diğer bütün insanlara üstün kılan O'dur.”

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Adem Uğur = Musa dedi ki: Allah sizi âlemlere üstün kılmışken ben size Allah'tan başka bir tanrı mı arayayım?

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Ahmed Hulusi = "O sizi âlemlere (insanlara) üstün kılmışken (hilâfet hakikatini bildirmesi nedeniyle), sizin için Allâh'tan gayrı bir ilâh mı düşüneyim" dedi.

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Ahmet Tekin = 'Size lütufta bulunarak âlemlere, insanlara üstün kılan Allah olduğu halde, ben size Allah’tan başka bir tanrı mı arayayım?' dedi.

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Ahmet Varol = Dedi ki: 'O sizi bütün alemlere üstün kılmışken ben sizin için Allah'tan başka ilah mı arayacağım!'

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Ali Bulaç = "O sizi alemlere üstün kılmışken, ben size Allah'tan başka bir ilah mı arayacağım?"

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Ali Fikri Yavuz = Hiç dedi: ben size Allah’dan başka bir İlâh mı isterim? Halbuki o, sizi zamanınızın bütün halkı üzerine üstün kılmıştır.

alâ el âlemîne

  A’râf / 140 -

 Ali Ünal = Musa, şöyle devam etti: “O size, (lütuf buyurduğu iman ve gerçek Din sayesinde) bütün diğer milletler üzerinde bir mevki vermişken, ben tutup sizin için Allah’tan başka bir ilâh arayışına mı girecekmişim?”