Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

akbil

  Kasas / 31 -

 Diyanet İşleri = “Değneğini (yere) at.” (Mûsâ, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) “Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın.”

akbil

  Kasas / 31 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve at sopanı yere. Mûsâ, sopayı, bir yılan gibi kıvranıyor görünce geri döndü ve bir daha da oraya gelmemek istedi. Rab, ey Musa dedi, gel ve korkma, şüphe yok ki sen, emniyete erenlerdensin.

akbil

  Kasas / 31 -

 Abdullah Parlıyan = Ve sonra Allah, Musa'ya: “Asânı yere bırak!” dedi. Fakat Musa, asâsının yılan gibi hızla hareket ettiğini görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı ve Allah O'na: “Ey Musa!” dedi. “Geri dön, yaklaş, korkma! Çünkü sen, bu dünyada da, öte dünyada da güvenlik içinde olan kimselerdensin.

akbil

  Kasas / 31 -

 Adem Uğur = Ve "Asânı at!" (denildi). Musa (attığı) asâyı yılan gibi deprenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın" (buyuruldu).

akbil

  Kasas / 31 -

 Ahmed Hulusi = "Asanı at!". . . (Musa) sanki ince küçük yılan gibi titreyip hareket ediyor görünce (asasını), arkasına bakmadan dönüp kaçtı ondan. . . (Allâh buyurdu): "Yâ Musa, geri dön ve korkma! Muhakkak ki sen güvendekilerdensin!"

akbil

  Kasas / 31 -

 Ahmet Tekin = 'Ey Mûsâ elindeki asânı yere at.' denildi. Mûsâ yere attığı asâyı yılan gibi kıvrılır görünce, döndü. Arkasına bakmadan kaçtı.'Ey Mûsâ, beri gel. Korkma. Sen dünyada da, öteki âlemde de emniyette olanlardansın.' denildi.

akbil

  Kasas / 31 -

 Ahmet Varol = Asanı at!' Onun çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasını dönüp kaçtı ve geriye bakmadı. 'Ey Musa! Dön ve korkma. Şüphesiz sen güven içinde olanlardansın.'

akbil

  Kasas / 31 -

 Ali Bulaç = "Asanı bırak." (Attıktan hemen sonra) onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. "Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Şüphesiz güvendesin."

akbil

  Kasas / 31 -

 Ali Fikri Yavuz = Ve Asâ’nı (elinden yere) bırak.” (Asâ’yı bıraktıktan sonra) onu, çevik bir yılan gibi hareket ediyor görünce dönüb kaçtı, ona bakmadı bile. (Mûsa’ya şöyle dendi): “- Ey Mûsa! Yüzünü dön ve korkma, çünkü sen emniyyette olanlardansın.

akbil

  Kasas / 31 -

 Ali Ünal = “Haydi asânı yere bırak!” (Musa asâsını yere bırakıp da) onun çevik bir yılan gibi süratle ve kıvrıla kıvrıla hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan oradan uzaklaşmaya durdu. “Ey Musa, gel yaklaş! Korkma! (Bir rasûl olarak) emniyettesin.

akbil

  Kasas / 31 -

 Bayraktar Bayraklı = “Değneğini at!” Mûsâ, değneğin yılan gibi kıvrıldığını görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. “Ey Mûsâ, dön gel; korkma, şüphesiz güvende olanlardansın” denildi.

akbil

  Kasas / 31 -

 Bekir Sadak = «egnegini at.» Musa, degnegin yilan gibi hareketler yaptigini gorunce, donup arkasina bakmadan kacti. «Ey Musa! Don gel; korkma; suphesiz guvende olanlardansin» denildi.

akbil

  Kasas / 31 -

 Celal Yıldırım = «Asâ'nı yere atıver» denildi. Musâ, Asa'nın kıvrak bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasını dönüp uzaklaştı, geriye dönüp bakmadı. «Ya Musâ! Yüzünü çevirip gel, hiç korkma ; çünkü gerçekten sen güven içinde olanlardansın.

akbil

  Kasas / 31 -

 Cemal Külünkoğlu = “Asanı (yere) bırak!” Bıraktığı asasının çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. “Ey Musa! Geri gel, korkma, sen güvende olanlardansın” denildi.

akbil

  Kasas / 31 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Değneğini at.' Musa, değneğin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. 'Ey Musa! Dön gel; korkma; şüphesiz güvende olanlardansın' denildi.

akbil

  Kasas / 31 -

 Diyanet Vakfi = Ve «Asânı at!» (denildi). Musa (attığı) asâyı yılan gibi deprenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın» (buyuruldu).

akbil

  Kasas / 31 -

 Edip Yüksel = 'Değneğini at.' Onu bir yılan gibi titreşir görünce, ardına bile bakmadan dönüp kaçtı. 'Musa, dön, korkma, sen güvencedesin.'

akbil

  Kasas / 31 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve şöyle: bırak Asânı, derken onu sanki (bir cânn) bir çevik yılan gibi ihtizaz ediyor görünce öyle bir dönüp kaçtı ki arkasına bile bakmadı, ya Mûsâ, yüzünü dön ve korkma çünkü sen aminîndensin

akbil

  Kasas / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bırak asanı!» Musa, onun bir çevik yılan misali hareket ettiğini görünce öyle bir dönüp kaçtı ki, arkasına bile bakmadı. «Ey Musa, yüzünü dön ve korkma; çünkü sen güvenlik içinde olanlardansın!

akbil

  Kasas / 31 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve «Asânı at!» denildi. Musa (attığı) asâyı yılan gibi debrenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın.» (buyuruldu.)

akbil

  Kasas / 31 -

 Gültekin Onan = "Asanı bırak." [Attıktan hemen sonra] Onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. "Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Şüphesiz güvendesin (aminiyn)."

akbil

  Kasas / 31 -

 Harun Yıldırım = Ve "Asânı at!" (denildi). Musa (attığı) asâyı yılan gibi deprenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın" (buyuruldu).

akbil

  Kasas / 31 -

 Hasan Basri Çantay = (30-31) Derken oraya gelince feyizli (ve mümtaz) bir yerdeki vâdînin sağ kıyısından, ağacdan: «Yâ Musa, aalemlerin Rabbi olan Allah ben im ben» diye. Ve «asaanı (yere) bırak» diye nida olundu. Şimdi (Musa) onu bir yılan gibi deprenir görünce arkasını dönüb uzaklaşdı, geri dönmedi. «Yâ Musa, beri gel, korkma. Çünkü sen emniyyetde olanlardansın».

akbil

  Kasas / 31 -

 Hayrat Neşriyat = 'Ve asânı (yere) bırak!' (Mûsâ asâsını bıraktı.) Birden onu sanki o yılanmış gibi hareket eder görünce, geri dönen bir kimse olarak ve arkasına bakmadan kaçtı! (Bunun üzerine denildi ki:) 'Ey Mûsâ! Beri gel ve korkma! Çünki sen emniyet içinde olanlardansın!'

akbil

  Kasas / 31 -

 İbni Kesir = Asanı bırak, diye seslenildi. Onun bir yılan gibi deprendiğini görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. Ey Musa, beri gel, korkma. Çünkü sen emniyyette olanlardansın, denildi.

akbil

  Kasas / 31 -

 Kadri Çelik = “Asanı bırak.” Ardından onun bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. “Ey Musa! Dön ve korkuya kapılma. Gerçekten sen güvende olanlardansın.”

akbil

  Kasas / 31 -

 Muhammed Esed = Ve (sonra Allah, o'na:) "Asanı yere bırak!" (dedi). Fakat, Musa, asasının yılan gibi hızla hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Ve Allah, o'na:) "Ey Musa!" (dedi,) "(Geri dön), yaklaş, korkma! Çünkü sen (bu dünyada da, öte dünyada da) güvenlik içinde olan kimselerdensin!"

akbil

  Kasas / 31 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve (o ses şöyle) devam etti: "Asanı yere bırak!" Fakat o asasının küçük ve çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, ardına bakmadan dönüp kaçmaya (başladı). "Ey Musa! Yaklaş ve korkma, çünkü sen güvence altında olanlardan birisin!

akbil

  Kasas / 31 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve asanı bırak.» Vaktâ ki, onu sanki yılan imiş gibi deprenir gördü, arkasına dönerek kaçtı ve (asayı) takib etmedi. Buyuruldu ki: «Ya Mûsa! Beri gel ve korkma. Şüphe yok ki, sen ziyâdece emniyette olanlardansın.»

akbil

  Kasas / 31 -

 Ömer Öngüt = “Asanı at!” (denildi). Musa asanın yılan gibi deprenip hareketler yaptığını görünce dönüp, arkasına bakmadan kaçtı. “Ey Musa! Beri gel! Korkma! Çünkü sen emniyette olanlardansın. ”

akbil

  Kasas / 31 -

 Şaban Piriş = (30-31) Musa oraya vardığında, mübarek beldede, vadinin sağ tarafından bir ağaçtan: -Ey Musa! Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah’ım! ”Değneğini yere at“, diye ses geldi. Değneğin bir yılan gibi hareket ettiğini görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı. -Ey Musa, gel, korkma, sen güven içindesin.

akbil

  Kasas / 31 -

 Sadık Türkmen = Asanı at!” Onun bir yılan gibi titreşerek hareket ettiğini görünce, geriye bakmadan arkasını dönüp kaçtı. “Ey Musa! Dön ve korkma! Şüphesiz sen güvende olanlardansın.

akbil

  Kasas / 31 -

 Seyyid Kutub = «Asanı at Musa!» Attığı kocaman asasının küçük bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa, dön gel, korkma, sen güvende olanlardansın.»

akbil

  Kasas / 31 -

 Suat Yıldırım = "Haydi asânı yere bırak!" Mûsâ onun çevikçe hareket eden bir yılana dönüştüğünü görünce derhal kaçtı, bir kere olsun dönüp arkasına bile bakmadı. "Gel Mûsâ! Endişe etme, çünkü sen güven içinde olanlardansın!"

akbil

  Kasas / 31 -

 Süleyman Ateş = "Asânı at!" (Mûsâ attığı kocaman) asâ'sının küçük bir yılan gibi titreş(ip hareket et)tiğini görünce (korkudan) öyle dönüp kaçtı (ki) arkasına bile bakmadı: "Ey Mûsâ, dön, korkma, sen güvende olanlardansın."

akbil

  Kasas / 31 -

 Tefhim-ul Kuran = «Asanı bırak.» (Attıktan hemen sonra) onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksınız kaçmaya başladı. «Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Gerçekten sen güvende olanlardansın.»

akbil

  Kasas / 31 -

 Ümit Şimşek = 'Asânı at.' Onu çevik bir yılan gibi hareket eder görünce arkasına bakmadan dönüp kaçtı. 'Musa, korkma, dön. Çünkü sen güvenliktesin.

akbil

  Kasas / 31 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Asanı at!" Asanın çevik bir yılan gibi titreyip kıvrıldığını görünce gerisin geri döndü; arkaya bile bakmadı. "Geri dön ey Mûsa, korkma! Güven içinde olanlardansın."

akbil

  Kasas / 31 -

 İskender Ali Mihr = "Ve asanı at!" Bunun üzerine (asasını atınca), onun yılan gibi hareket ettiğini gördü. Arkasına bakmadan dönüp kaçtı. "Ey Musa, (geri) dön! Ve korkma, muhakkak ki sen emniyette olanlardansın!"

akbil

  Kasas / 31 -

 İlyas Yorulmaz = Rabbi “Değneğini yere at” diye seslendi. Değneğin bir yılan gibi hareket ettiğini gördüğünde, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. Allah “Ey Musa! “(Dur) Bekle. Korkma, çünkü sen güven içinde olanlardansın” dedi.

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Diyanet İşleri = O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, “Bu, bize yağmur getiren bir buluttur” dediler. Hûd, “Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde elem dolu azabın bulunduğu bir rüzgârdır” dedi.

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O bulutun, vâdilerine doğru gelmekte olduğunu görünce bu demişlerdi, bize yağmur getiren bulut. Hayır, o, çarçabuk gelmesini istediğiniz şey, bir yel ki onda elemli bir azap var.

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Abdullah Parlıyan = Nihayet gelecek azabı, ufukta geniş bir bulut halinde, vadilerine doğru geldiğini görünce: “Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur” dediler. Hûd peygamber de: “Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir, acıklı azabı getiren rüzgardır.”

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Adem Uğur = Nihayet onu, vâdilerine doğru yayılan bir bulut şeklinde görünce: Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur, dediler. Hayır! O, sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acı azap bulunan bir rüzgârdır!

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Ahmed Hulusi = Ne vakit onu (tehdit olundukları azabı) vadilerine yönelmiş geniş bir bulut olarak gördüler, dediler ki: "Bu bize yağmur indirecek bir buluttur. " Hayır, o kendisini acele istediğinizdir! (O) içinde feci bir azap olan rüzgârdır.

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Ahmet Tekin = O azâbı, vâdilerine doğru ansızın yayılan, akan bir bulut halinde gördükleri zaman:'Bu, bize yağmur yağdıracak, ufukta beliren bir buluttur.' dediler. Hûd ise:'O, sizin küstahça acele gelmesini istediğiniz şeydir. O, içinde can yakıp inleten müthiş azap olan bir rüzgârdır.'dedi.

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Ahmet Varol = Derken onu vadilerine yönelerek gelen geniş bir bulut olarak gördüklerinde: 'Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur' dediler. 'Hayır o çarçabuk gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acıklı azap bulunan bir rüzgar.

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Ali Bulaç = Derken, onu (azabı) vadilerine doğru yönelerek gelen bir bulut şeklinde gördükleri zaman, "Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur" dediler. Hayır, o, kendisi için acele ettiğiniz şeydir. Bir rüzgar; onda acı bir azab vardır.

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Ali Fikri Yavuz = Vakta ki, o korkutuldukları azabı, (bulundukları) vadilerine doğru gelen bir bulut halinde gördüler, dediler ki: “- Bu, ufukta beliren bir bulut; bize yağmur yağdıracak.” (Hûd Aleyhisselâm, onlara şöyle dedi) “- Hayır, o, sizin acele istediğiniz şey. Bir rüzgâr ki, onda çok acıklı bir azab vardır.

mustakbile

  Ahkâf / 24 -

 Ali Ünal = Derken o azabın gökte belirdiğini ve vadilerine doğru geldiğini gördüler; “Bu,” dediler, “bize yağmur getiren bir bulut.” “Hayır, o bir an önce gelmesini istediğiniz azaptır. Çok acı bir azap taşıyan bir kasırgadır.