Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Diyanet İşleri = Allah, (inkârcılara) “Yeryüzünde kaç sene kaldınız?” diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yerde kaç yıl kaldınız der.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Abdullah Parlıyan = Allah inkârcılara, yeryüzünde kaç yıl kaldınız? diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Adem Uğur = (Allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ahmed Hulusi = Dedi ki: "Arz içinde (beden yaşamında) kaç sene kaldınız?"

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ahmet Tekin = Allah inkâr edenlere:'Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?' der.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ahmet Varol = (Allah): 'Yeryüzünde yıl olarak ne kadar kaldınız?' der.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?"

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ali Fikri Yavuz = (Allah, kâfirlere kıyamet günü şöyle) buyuracak: “- Dünyada veya mezarda ne kadar seneler sayısınca kaldınız?”

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ali Ünal = Sonra Allah, (Cehennem’dekilere şöyle) der: “Yeryüzünde yıl hesabıyla ne kadar kaldınız?”

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah, onlara “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Bekir Sadak = Allah onlara yine: «Yeryuzunde kac yil kaldiniz» der.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Celal Yıldırım = (Allah onlara): Yeryüzünde kaç yıl kaldınız ? diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Cemal Külünkoğlu = (Allah inkârcılara:) “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah inkâr edenlere:'Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?' der.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Diyanet Vakfi = (Allah inkârcılara) «Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?» diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Edip Yüksel = Dedi ki, 'Yeryüzünde kaç sene kaldınız?'

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = (Allah, kâfirlere kıyamet günü şöyle) buyuracak: “- Dünyada veya mezarda ne kadar seneler sayısınca kaldınız?”

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yeryüzünde kaç yıl kaldınız? diye soracak Allah

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Allah inkârcılara) «Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?» diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Gültekin Onan = Dedi ki: "Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?"

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Harun Yıldırım = "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Hasan Basri Çantay = Buyurdu (buyuracak :) «Yerde kaç yıl kaldınız»?

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Hayrat Neşriyat = (Allah, inkâr edenlere:) 'Yeryüzünde seneler adediyle ne kadar kaldınız?' buyurur.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 İbni Kesir = Buyurdu ki: Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Kadri Çelik = Der ki: “Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?”

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Muhammed Esed = (Ve Allah, azaptakilere:) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye soracak.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Mustafa İslamoğlu = (Allah azaptakilere) diyecek ki: "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?"

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Buyuracaktır ki: «Yerde ne kadar seneler kaldınız?»

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ömer Öngüt = Allah onlara: “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye sorar.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Şaban Piriş = -Yeryüzünde kaç yıl kaldınız? dedi.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Sadık Türkmen = (Allah) “yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” dedi.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Seyyid Kutub = Allah, cehennemliklere der ki; «Siz yeryüzünde kaç yıl yaşadınız?»

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Suat Yıldırım = Sonra Allah cehennemdekilere der ki: "Size kalsa, dünyada kaç yıl kaldınız?"

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Süleyman Ateş = Ve buyurdu: "Yeryüzünde yıllar sayısınca ne kadar kaldınız?"

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?»

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Ümit Şimşek = Allah 'Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?' buyurur.

adede

  Mü’minûn / 112 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Buyurur: "Yeryüzünde yıllar sayısıyla ne kadar kaldınız?"

adede

  Mü’minûn / 112 -

 İskender Ali Mihr = Dedi ki: “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?”

adede

  Mü’minûn / 112 -

 İlyas Yorulmaz = Rableri onlara “Siz (öldükten sonra) yeryüzünde ne kadar sene kaldınız? Diye sordu.

adede

  İsrâ / 12 -

 Diyanet İşleri = Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alâmet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık. İşte biz her şeyi açıkça anlattık.

adede

  İsrâ / 12 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Geceyle gündüzü, iki delil olarak yarattık ve bir delil olan geceyi giderdik de Rabbinizin lutfunu aramanız, yılların sayısını bilmeniz, hesâbını anlamanız için yerine başka bir delîl olan ve her şeyi gösterip belirten gündüzü getirdik ve biz, her şeyi apaçık anlatmadayız.

adede

  İsrâ / 12 -

 Abdullah Parlıyan = Biz geceyi ve gündüzü, varlığımıza ve kudretimize birer delil kıldık. Öyle ki, gece ayetini gideriyoruz ve peşinden onun yerine, ışık saçan gündüz ayetini getiriyoruz ki, Rabbinizin cömertliğinden, payınıza düşeni arayasınız ve bir de gelip geçen yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. Ve böylece herşeyi yeterince açıklayıp bildirdik.

adede

  İsrâ / 12 -

 Adem Uğur = Biz, geceyi ve gündüzü birer âyet (delil) olarak yarattık. Nitekim, Rabbinizin nimetlerini araştırmanız, ayrıca, yılların sayı ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine, eşyayı) aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz, her şeyi açık açık anlattık.

adede

  İsrâ / 12 -

 Ahmed Hulusi = Geceyi ve gündüzü iki işaret olarak meydana getirdik. . . Gecenin işaret ettiği karanlığı (cehli) kaldırıp, gündüzün işareti aydınlığı (ilmi) geçerli kıldık. . . Rabbinizden bir lütuf talep edesiniz ve senelerin adedini ve hesabı da bilesiniz diye. . . Biz her şeyi detaylarıyla açıkladık.

adede

  İsrâ / 12 -

 Ahmet Tekin = Biz gece ve gündüzde, varlığımızı, birliğimizi, kudretimizi, ilmimizi, hikmetli icraatlarımızı gösteren iki önemli fizikî delil planlayıp yerleştirdik. Sonra Rabbinizin nimetlerini aramanız, iş ve ticaret yapmanız, kazanç sağlamanız, ayrıca yılları kayda geçirerek faydalanabilmeniz, zaman planlaması ve vakti belirleyip tayin edebilmeniz için, gece gördüğünüz delilin, ayın aydınlatma ve ısıtma özelliklerini gidererek, evreler halinde dönüşünü sağladık, gündüz gördüğünüz delilin, güneşin eşyayı, kâinatı iyice aydınlatmasını temin ettik. İşte biz her şeyi bütün ayrıntılarıyla anlattık.

adede

  İsrâ / 12 -

 Ahmet Varol = Gece ile gündüzü iki ayet kıldık. Gecenin ayetini sildik; Rabbinizden lütuf aramanız ve yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için gündüz ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz her şeyi genişçe anlattık.

adede

  İsrâ / 12 -

 Ali Bulaç = Biz geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık; gece ayetini sildik de Rabbinizden bir fazl aramanız, yılların sayısını ve hesabı öğrenmeniz için gündüzün ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz, her şeyi yeterince açıkladık.

adede

  İsrâ / 12 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz, geceyi ve gündüzü kudretimize delâlet eden iki alâmet yaptık da, sonra gece alâmetini giderip yerine gündüz alâmetini (eşyayı) gösterici kıldık, ki Rabbinizden (geçim için) bir lütuf arayasınız, yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. Biz, her şeyi apaçık olarak beyan ettik.

adede

  İsrâ / 12 -

 Ali Ünal = (İnsanların hayatında olduğu gibi, dünyanın hayatında da ‘gece’ ile ‘gündüz’ birbirini takip eder.) Biz, gece ile gündüzü (kâinattaki tasarruflarımıza, ayrıca kudret, ilim, hakimiyet ve üzerinizdeki nimetlerimize) iki işaret, iki delil kıldık; onların her biri için de bir âlamet var ettik. Gecenin alâmeti olan ayın ışığını aldık ve gündüzün alâmeti olan güneşi bizatihî ışıklı ve aydınlatıcı yaptık ki, Rabbinizin lütfedeceği nimetleri araştırıp elde edesiniz ve yılların sayısıyla birlikte zamanı hesaplamayı bilesiniz. Her bir şeyi bu şekilde yerli yerine koyduk ve ayrıntılarıyla açıkladık.