Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
şuhedâe-kum ellezîne
Diyanet İşleri = De ki: “Haydi, Allah şunu haram kıldı” diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah'ın, şunu harâm ettiğine tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım. Fakat gelirler de tanıklık ederlerse sen, onlarla berâber tanıklık etme ve putları, Rableriyle bir tutup âhirete inanmayarak âyetlerimizi yalanlayanların dileklerine uyma.
şuhedâe-kum ellezîne
Abdullah Parlıyan = De ki: “Allah'ın bütün bunları yasakladığına dair şahitlik yapacak şahitlerinizi getirin!” Eğer onlar çekinmeden yalan şahitlik yaparlarsa, sakın onların bu düzmece şahitliklerine katılmayın ve mesajımızı yalanlayanların, öteki dünyaya inanmayanların ve başka güçleri Rablerine denk görenlerin, hatalı görüşlerine uymayın!
şuhedâe-kum ellezîne
Adem Uğur = De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; âyetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Ahmed Hulusi = De ki: "Hadi, Allâh şunu haram etmiştir diye şahitlik eden şahitlerinizi getirin!". . . Eğer şahitlik ettiler ise, sen onlar ile beraber şahitlik etme. . . (Esmâ'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanların ve geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine iman etmeyenlerin boş hayallerine tâbi olma! Onlar (putlarını) Rablerine denk tutarlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Ahmet Tekin = 'Allah şunu yasak etti diyen, bilgi sahibi şâhitlerinizi, önderlerinizi getirin. Eğer onlar şâhitlik ederlerse, sen onlarla birlikte olup şâhitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete, ebedî yurda iman etmeyenlerin şahsî arzu ve ihtiraslarına, bâtıla uyma. Onlar, başkalarını Rablerine denk tutuyorlar.' de.
şuhedâe-kum ellezîne
Ahmet Varol = De ki: 'Allah'ın bunları haram kıldığına şahitlik eden şahitlerinizi getirin.' Onlar şahitlik edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma. Onlar başkalarını Rabblerine denk tutmaktadırlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Ali Bulaç = De ki: "Gerçekten Allah'ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar, şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku)larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Ali Fikri Yavuz = Onlara söyle: “- Bu haram saydıklarınızı, Allah haram ettiğine dair şahidlik edecek olan şahidlerinizi getirin.” Eğer onlar, yalan yere şahidlik ederlerse, sen onlarla beraber bulunup kendilerini tasdik etme. Âyetlerimizi yalan sayanların, ahirete inanmıyanların arzularına tabi olma. Onlar, Rablerine putları eş tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Ali Ünal = De ki: “Haydi, şu haram dediklerinizi gerçekte Allah’ın haram kıldığına dair şahitlerinizi getirin de şahitlikte bulunsunlar!” (Ey Rasûlüm,) eğer onlar yalan yere şahitlikte bulunacak olurlarsa, sen de elbette onlarla birlikte şahitlikte bulunacak değilsin. Onca delillerimizi ve vahyettiğimiz âyetlerimizi yalanlayan ve Âhiret’e iman etmedikleri gibi, Rabbilerine denkler, ortaklar tanıyanların heva ve heveslerine uyma!
şuhedâe-kum ellezîne
Bayraktar Bayraklı = De ki: “Allah şunu yasak etti, diye şehâdet edecek şâhitlerinizi getiriniz!” Eğer onlar şâhitlik ederlerse, sen onlarla beraber şâhitlik etme! Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar Rabblerine eş tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Bekir Sadak = De ki: «Allah'in bunu haram kildigina sahidlik edecek sahidlerinizi getirin". sahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sozlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanlarin ve ahirete inanmayanlarin heveslerine uyma; onlar Rablerine baskalarini esit tutuyorlar. *
şuhedâe-kum ellezîne
Celal Yıldırım = De ki: Allah'ın bunu haram kıldığına tanıklık edecek şahitlerinizi haydi getirin ! Eğer şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; bizim âyetlerimizi yalanlayanların ve Âhirete de inanmayanların heveslerine uyma ; onlar (putlarını) Rablerine denk tutarlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Cemal Külünkoğlu = De ki: “(Haram saydıklarınız hakkında) Allah'ın bunu haram kıldığına tanıklık edecek şahitlerinizi haydi getirin!” Eğer şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme! Bizim mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete de inanmayanların heveslerine uyma! Onlar başkalarını Rablerine eşit tutuyorlar (onlara bağlanıyorlar).
şuhedâe-kum ellezîne
Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Allah'ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin'. Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Diyanet Vakfi = De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; âyetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Edip Yüksel = De ki: 'ALLAH'ın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin.' Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmıyanların keyfine uyma. Onlar, Rab'lerine başkalarını eş koşmaktadırlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Elmalılı Hamdi Yazır = Haydin, de: Allah bunu haram etti diye şehadet edecek şahidlerinizi getirin, eğer gelir şehadet ederlerse sen onlarla beraber şehadet etme, âyetlerimizi tekzib edenlerin, o Âhırete inanmıyanların hevâlarına tabi' olma, nasıl olursun ki bunlar rablarına başkasını denk tutuyorlar
şuhedâe-kum ellezîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Haydi, Allah'ın bunu haram kıldığına şahitlik edecek şahitlerinizi getirin!» Eğer gelir, şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların, o ahirete inanmayanların çarpık arzularına uyma! Nasıl uyarsın ki, onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: «Haydi, Allah bunu yasak etti diye tanıklık edecek şahitlerinizi getirin.». Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma. Çünkü onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Gültekin Onan = De ki: "Gerçekten Tanrı'nın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların hevalarına uyma; onlar [birtakım güçleri ve varlıkları] rablerine denk tutmaktadırlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Harun Yıldırım = De ki: “Allah bunu haram kıldı diye şahitlik edecek şahitlerinizi getirin.” Eğer onlar şahitlik ederlerse sen onlarla birlikte şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin arzularına uyma ki onlar Rablerine eş tutmaktadırlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Hasan Basri Çantay = «(Haydin), de, muhakkak Allah bunu haram etdi diye bildiğini söyleyecek şâhidlerinizi getirin». Eğer onlar (yalan yere) şâhidlik ederlerse sen onlarla beraber olub da (sözlerini) tasdıyk etme. Âyetlerimizi yalan sayanların, âhirete de inanmayanların heva (ve heves) ine uyma. Onlar (putlarını) Rableriyle bir sayarlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Hayrat Neşriyat = De ki: 'Haydi, 'Şübhesiz Allah bunu haram kıldı’ diye şâhidlik edecek şâhidlerinizi getirin!' Buna rağmen şâhidlik ederlerse, sakın onlarla berâber şâhidlik etme! Hem âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete îmân etmeyenlerin (nefsî) arzularına uyma! Çünki onlar, (putları) Rablerine denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
İbni Kesir = De ki: Muhakkak Allah, şunu haram kıldı diye, bildiğini söyleyecek şahidlerinizi getirin. Eğer onlar şahidlik ederlerse; sende onlarla beraber olup tasdik etme. Onlar Rabblarına başkalarını denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Kadri Çelik = De ki: “Allah'ın bunu haram kıldığına şahitlik edecek şahitlerinizi getirin.” Şahitlik ederlerse, sen onlarla birlikte şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların, ahirete inanmayanların ve rablerine eş koşanların heveslerine uyma.
şuhedâe-kum ellezîne
Muhammed Esed = De ki: "Allahın (bütün) bunları yasakladığına dair şahitlik yapacak şahitlerinizi getirin!" Eğer onlar (çekinmeden yalan) şahitlik yaparlarsa sakın onların bu düzmece şahitliklerine katılmayın; ve mesajlarımızı yalanlayanların, öteki dünyaya inanmayanların ve başka güçleri Rablerine denk görenlerin hatalı görüşlerine uymayın!
şuhedâe-kum ellezîne
Mustafa İslamoğlu = De ki: "Haydi, Allah'ın bütün bunları haram kıldığına tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım!" Eğer onlar yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların bu tanıklığını onaylama ve mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete inanmayacakların keyfi düşüncelerine uyma! Zira onlar, mevhum güçleri Rablerine denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Haydi, 'Allah Teâlâ bunları muhakkak haram kıldı' diye şehâdet edecek olan şahitlerinizi getiriniz.» Şayet onlar şehâdet ederlerse sen onlar ile beraber şehâdette bulunma ve âyetlerimizi tekzîp edenlerin ve ahirete inanmayanların hevâlarına tâbi olma. Ve onlar, başkalarını Rablerine denk tutarlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Ömer Öngüt = De ki: “Allah'ın bunu haram ettiğine dair şâhitlik edecek şâhitlerinizi getirin. ” Eğer onlar şâhitlik ederlerse, sen onlarla beraber şâhitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların hevâ ve heveslerine uyma. Onlar (taptıklarını) Rablerine denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Şaban Piriş = De ki: -Haydi, Allah şunu haram kıldı diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin. (Yalan yere) şahitlik ederlerse sakın onlarla şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve Rab’lerine başkalarını denk tutanların heveslerine uyma.
şuhedâe-kum ellezîne
Sadık Türkmen = De ki: “Bunu Allah haram etti diye, şahitlik edecek şahitleriniz var mı!” Eğer şahitlik ederlerse, sen onlarla birlikte şahitlik etme! Ayetlerimizi yalanlayan ve ahirete inanmayan kimselerin hatalı görüşlerine uyma! Onlar Rablerine eş tutuyorlar!
şuhedâe-kum ellezîne
Seyyid Kutub = De ki; Allah'ın bu yasakları koyduğuna şahitlik edecek tanıklarınızı getiriniz bakalım. Eğer onlar bu yolda şahitlik ederlerse, sakın şahitliklerini onaylama. Ayetlerimizi yalanlayanların, ahirete inanmayanların ve Rabblerine eş koşanların keyfi arzularına uyma.
şuhedâe-kum ellezîne
Suat Yıldırım = "Haydi" de, "Allah’ın bunu haram kıldığına dair tanıklık edecek şahitlerinizi getirin!" Eğer onlar yalan yere şahitlik ederlerse, sakın sen onlarla birlikte tanıklık etme.Âyetlerimizi yalan sayanların ve âhireti tasdik etmeyenlerin keyiflerine uyma!Nasıl uyarsın ki onlar başkalarını, kendilerinin Rabbi olan Allah’a eşit tutmaktadırlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Süleyman Ateş = De ki: "Haydi Allâh'ın bunu yasakladığına şâhidlik edecek tanrılarınızı getirin." Eğer (onlar) şâhidlik ederlerse sen onlarla beraber şâhidlik etme; âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete inanmayanların keyiflerine uyma. (Nasıl uyarsın ki) onlar, Rablerine eş tutmaktadırlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Tefhim-ul Kuran = De ki: «Gerçekten Allah'ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin.» Şayet onlar,şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku) larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar.
şuhedâe-kum ellezîne
Ümit Şimşek = De ki: Bunları Allah'ın haram ettiğine tanıklık edecek bütün şahitlerinizi getirin. Ancak onlar şahitlik etseler bile sen onlarla şahitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete inanmayıp da başkalarını Rablerine denk tutanların heveslerine uyma.
şuhedâe-kum ellezîne
Yaşar Nuri Öztürk = Şunu da söyle: "Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin." Eğer tanıklık ederlerse sakın onlarla birlikte tanıklık etme! Ayetlerimizi yalanlayanlarla âhirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum ellezîne
İskender Ali Mihr = “Allah’ın bunu haram kıldığına şahitlik eden şahitlerinizi getirin.” de. Artık şâyet onlar şahitlik ederlerse, onlarla beraber sen şahitlik etme. Ahirete inanmayan ve âyetlerimizi yalanlayan kimselerin heveslerine tâbî olma. Ve onlar, Rab’lerine eş tutuyorlar (ortak koşuyorlar).
şuhedâe-kum ellezîne
İlyas Yorulmaz = Deki “ Allah bunu haram etti dediğinize dair, şahitlik edecek şahitlerinizi getirin. ” Eğer şahitlik ederlerse, onlarla beraber sakın şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.
şuhedâe-kum
Diyanet İşleri = Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).
şuhedâe-kum
Abdulbaki Gölpınarlı = Kulumuza indiregeldiğimiz Kur'ân'da şüpheniz varsa ona benzer bir sûre getirin, doğrucuysanız Allah'tan başka tanıklarınızı da çağırın.
şuhedâe-kum
Abdullah Parlıyan = Eğer kulumuz Muhammed (s.a.v)'e ayet ayet, sûre sûre indirdiğimiz vahiyden şüphe ediyorsanız, o zaman aynı değerde “Bir sûre getirin de görelim ve eğer dediğiniz doğruysa, Allah'tan başka güvendiklerinizi de size şahitlik etmek üzere çağırın.”
şuhedâe-kum
Adem Uğur = Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah'tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.
şuhedâe-kum
Ahmed Hulusi = Kulumuza inzâl ettiğimizden (hakikatinden - Esmâ mertebesinden bilincine açığa çıkandan) şüpheniz varsa, onun benzeri bir sûre ortaya koyun. Eğer (sözünüzde) sadıksanız, Allâh (adıyla işaret edilen Ulûhiyetin) dûnunda (Allâh adıyla işaret edilenin misli veya benzeri olması mümkün olmadığı içindir ki, edinilen veya tahayyül edilen tanrılar ancak onun "dûnu"nda olabilir; onların da ne gayrılığından ne denkliğinden ne eş değerinden ne de kapsamından sözedilebilir. "Dûnu" kelimesiyle işaret edilen varlık vücudunu Allâh Esmâ'sının işaret ettiği özelliklerden alır ama asla varlığı Allâh adıyla işaret edilene kıyasla denk tutulamaz. Bu yüzdendir ki birimin düşündüğü ya da tahayyül ettiği hiçbir şey Mutlak hakikati itibarıyla Allâh adıyla işaret edileni tanımlayamaz. İleride görülecek "leyse kemislihi şey'a - misli olacak şey yoktur" uyarısı Allâh adıyla işaret edilene hiçbir kavramın yaklaşmasının mümkün olmadığını vurgulamaktadır. Tüm bunlar yazdığımız "dûnu" kelimesiyle anlatılmaktadır. Çalışmamızda sık sık göreceğiniz "dûnu" kelimesinin Türkçe'de karşılığı olmadığı içindir ki mecburen bu kelimeyi muhafaza ettik. A. H. ) şahitlerinizi getirin!
şuhedâe-kum
Ahmet Tekin = Eğer kulumuz Muhammed’e bölüm bölüm indirdiğimizden, Kur’ân’dan şüpheniz varsa, onun sûrelerine benzer bir sûre de siz ortaya koyun. Eğer söylediklerinizde haklı olduğunuz iddiasında iseniz de, ispat etmek için, Allah’ın dışında, kulları durumundaki önderlerinizi, bilginlerinizi, şahitlerinizi getirin.
şuhedâe-kum
Ahmet Varol = Kulumuza (Hz. Muhammed a.s.'e) indirdiğimizin üzerinde bir şüpheniz varsa ona bir benzeri sureyi siz getirin. Eğer doğru sözlü iseniz, bu konuda, Allah'tan başka bütün şahitlerinizi de yardıma çağırın.
şuhedâe-kum
Ali Bulaç = Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an)'den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın.
şuhedâe-kum
Ali Fikri Yavuz = Eğer kulumuza (Hz. Muhammed aleyhisselâma) indirdiğimiz Kur’an’dan şüphede iseniz, haydi siz de onun benzerinden (fesahat ve belâgatta ona eş) bir sûre getirin ve Allah’dan başka şâhidlerinizi (putlarınızı, şair ve âlimlerinizi) de yardıma çağırın; şâyed (Bu beşer kelâmıdır) sözünde sadık (doğru söyleyen) kimseler iseniz...
şuhedâe-kum
Ali Ünal = Eğer kulumuz (Muhammed)’e indirdiğimiz Kur’ân’ın Allah katından olduğu hususunda şüphe (ve dolayısıyla onun kulumuzun eseri olduğu iddiası) içindeyseniz (size yol açık, haydi durmayın), o (Kur’ân’ın) benzeri tek bir sûre meydana getirin; eğer iddianızda samimi iseniz, (vicdanınız da gerçekten böyle diyor ve kendi kendinizi kandırmıyorsanız), Allah’ı bırakıp da işlerinizde kendilerine müracaat ettiğiniz bütün yardımcılarınızı, güvenip bağlandığınız kimseleri (şairlerinizi, putlarınızı da) yardım için çağırın.