Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

şedîdun

  Hac / 2 -

 Diyanet İşleri = Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onu gördüğünüz gün, bütün emzikli kadınlar; çocuklarını bile unutup bırakır, her gebe kadın, çocuğunu düşürür ve insanları sarhoş görürsün, fakat sarhoş değildir onlar, ancak Allah'ın azâbı pek çetindir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Abdullah Parlıyan = O saate ulaştığınız gün, emziren analar çocuklarını bırakıp unutacaklar ve her gebe yaratık da, vaktinden önce yükünü bırakıverecek, insanları sarhoş olmadıkları halde, sarhoş gibi göreceksin. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir. Dolayısıyla bu dehşetli azap, onların akıllarını başlarından almıştır.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Adem Uğur = Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah'ın azabı çok dehşetlidir!

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ahmed Hulusi = Onu göreceğiniz süreçte, her emziren (besleyici) emzirdiklerini unutur, her hamile yükünü taşıdığını düşürür! İnsanları sarhoşlar olarak görürsün! (Oysa) onlar sarhoş değildirler. Fakat Allâh azabı şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ahmet Tekin = Bu depremi gördüğünüz gün, bütün emzikli kadınlar, emzirdikleri çocuklarını unutur. Bütün hamile kadınlar çocuklarını düşürür. İnsanları sarhoş bir halde görürsün. Gerçekte onlar sarhoş değildirler. Fakat Allah’ın azâbı dehşetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ahmet Varol = Onu gördüğünüz gün her emzikli kadın emzirdiğinden geçer ve her gebe kadın yükünü düşürür. İnsanları sarhoş görürsün. Oysa onlar sarhoş değildirler ama Allah'ın azabı şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ali Bulaç = Onu gördüğünüz gün, her emzikli kendi emzirdiğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. İnsanları da sarhoş olmuş görürsün, oysa onlar sarhoş değillerdir. Ancak Allah'ın azabı pek şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiğinden geçer ve her yüklü kadın çocuğunu doğurur. İnsanları da hep sarhoş görürsün. Halbuki sarhoş değillerdir. Fakat Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ali Ünal = Onu görüp yaşayacağınız o gün, yavrusunu emzirmekte olan her anne emzirdiği yavruyu korkuyla bırakıverir ve her hamile dişi de karnındakini düşürür. İnsanları, sarhoş olmadıkları halde akılları baştan gitmiş görürsün; çünkü Allah’ın azabı çok çetindir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Bayraktar Bayraklı = O sarsıntıyı gördüğünüzde, her emzikli emzirdiğini unutur; her hamile, çocuğunu düşürür; insanları da sarhoş olmadıkları halde sarhoş bir halde görürsün; Fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Bekir Sadak = Kiyameti goren her emzikli kadin emzirdigini unutur, her hamile kadin cocugunu dusurur. insanlar sarhos gibi gorursun oysa sarhos degildirler, fakat bu sadece Allah'in azabinin cetin olmasindandir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Celal Yıldırım = O günü bir görseniz, emzikli olan her kadın emzirdiğini bırakıp gecer ve her gebe kadın taşıdığını düşürür. İnsanları (o gün) sarhoş (gibi) görürsün, halbuki sarhoş değildirler; ama (ne var ki) Allah'ın azabı oldukça şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Cemal Külünkoğlu = Onu göreceğiniz gün, her emzikli (kadın) emzirmekte olduğu çocuğunu unutur ve her hamile (kadın) karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş (gibi) görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kıyameti gören her emzikli kadın emzirdiğini unutur, her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş gibi görürsün oysa sarhoş değildirler, fakat bu sadece Allah'ın azabının çetin olmasındandır.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Diyanet Vakfi = Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah'ın azabı çok dehşetlidir!

şedîdun

  Hac / 2 -

 Edip Yüksel = Ona tanık olduğunuz gün, her emziren ana emzirdiğini atar, her gebe kadın yükünü bırakır. Sarhoş olmadıkları halde insanları sarhoş gibi göreceksin. Halbuki ALLAH'ın cezası şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onu göreceğiniz gün her emzikli emzirdiğinden geçer ve her yüklü kadın hamlini vaz' eder, ve nâsı hep sarhoş görürsün halbuki sarhoş değillerdir ve lâkin Allahın azâbı şediddir

şedîdun

  Hac / 2 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onu göreceğiniz gün, her emzikli (kadın) emzirdiğinden geçer ve her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları hep sarhoş görürsün, halbuki sarhoş değillerdir. Fakat Allah'ın azabı şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiğinden geçer. Ve her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları hep sarhoş görürsün, halbuki sarhoş değillerdir. Fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Gültekin Onan = Onu gördüğünüz gün, her emzikli kendi emzirdiğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. İnsanları da sarhoş olmuş görürsün, oysa onlar sarhoş değillerdir. Ancak Tanrı'nın azabı pek şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Harun Yıldırım = Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah'ın azabı çok dehşetlidir!

şedîdun

  Hac / 2 -

 Hasan Basri Çantay = Onu göreceğiniz gün emzikli her (kadın kendi başının derdiyle) emzirdiğini unutup geçer, yüklü her (gebe kadın) yükünü (çocuğunu) düşürür. İnsanları serhoş (olmuş gibi) görürsün. Halbuki onlar serhoş değildirler. Fakat Allahın azâbı pek çetindir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Hayrat Neşriyat = Onu göreceğiniz gün, her emziren kadın emzirdiği (yavrusu)nu unutur ve her hâmile kadın yükünü (karnındaki çocuğunu) düşürür; (o gün) insanları, sarhoşlar (gibi yalpalarken) görürsün; hâlbuki onlar sarhoş kimseler değildir. Fakat Allah’ın azâbı (pek)şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 İbni Kesir = Onu göreceğiniz gün; her emzikli emzirdiğini unutur, her yüklü yükünü düşürür. İnsanları sarhoş gibi görürsün. Oysa sarhoş değildirler, ama Allah'ın azabı pek çetindir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Kadri Çelik = Onu gördüğünüz gün, her emzikli kendi emzirdiğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. İnsanları da sarhoş olmuş görürsün, oysa onlar sarhoş değillerdir. Ancak Allah'ın azabı pek şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Muhammed Esed = O (saate) ulaştığınız Gün, emziren her kadın emzirdiği çocuğu unutur gider; her gebe kadın (vaktinden önce) yükünü bırakır; ve insanlar sarhoş olmadıkları halde sana sarhoşlarmış gibi gözükürler; ama yine de, Allah'ın azabı(nı gördükleri zaman duyacakları dehşet çok daha) zorlu olacaktır.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Mustafa İslamoğlu = O (depremi) gördüğünüz gün, emziren her kadın emzirdiği (bebeğini) unutur; yine her gebe kadın ( o an) çocuğunu düşürür; ve insanlar sarhoş olmadıkları halde sen onları sarhoşmuş (gibi) görürsün. Fakat, Allah'ın azabının (ondan) daha şiddetli olduğu kesindir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onu göreceğiniz gün her emzikli kadın, emzirdiğinden gaflet eder (onu) unutur ve her yüklü kadın, yükünü düşürür ve insanları sarhoşlar görürsün, ve halbuki onlar sarhoş değildirler velâkin Allah'ın azabı şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ömer Öngüt = Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiğini unutur, her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün! Halbuki onlar sarhoş değillerdir. Fakat Allah'ın azabı pek şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Şaban Piriş = Onu gördüğünüz gün, her emzikli emzirdiğini unutur, her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş olmuş görürsün. Onlar sarhoş değiller, fakat Allah’ın azabı şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Sadık Türkmen = Onu gören her emzikli kadın, emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün, halbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Seyyid Kutub = O sarsıntı ile karşılaştığınız gün bütün çocuk emziren kadınlar memedeki çocuklarını bir yana bırakıverirler, bütün hamile kadınlar çocuklarını düşürürler, insanları sarhoş gibi görürsün, oysa sarhoş değildirler. Ama Allah'ın azabı ağırdır.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Suat Yıldırım = Onu göreceğiniz gün... Çocuğunu emziren anne, dehşetten çocuğunu unutup terk eder. Hâmile olan her kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş olmuş görürsün, halbuki gerçekte onlar sarhoş değildirler. Fakat Allah’ın azabı pek çetindir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Süleyman Ateş = Onu gördüğünüz gün, her emziren, emzirdiğinden geçer; her gebe yükünü bırakır; insanları sarhoş görürsün, oysa sarhoş değillerdir ama Allâh'ın azâbı şiddetlidir (bu dehşetli azâb, onların akıllarını başlarından almıştır.)

şedîdun

  Hac / 2 -

 Tefhim-ul Kuran = Onu gördüğünüz gün, her emzikli kendi emzirdiğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. İnsanları da sarhoş olmuş görürsün, oysa onlar sarhoş değillerdir. Ancak Allah'ın azabı pek şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Ümit Şimşek = O günü gördüğünüzde, herbir emzikli emzirdiğini unutur, herbir gebe kadın bebeğini düşürür. İnsanları da sarhoş görürsün. Halbuki onlar sarhoş değillerdir; lâkin Allah'ın azabı pek şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın, emzirdiğinden vazgeçer ve her gebe kadın, taşıdığını düşürür. Sen o gün insanları sarhoşlar halinde görürsün; oysaki onlar sarhoş değillerdir, ama Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 İskender Ali Mihr = Onu (kıyâmeti) gördüğünüz gün, emziren kadınların hepsi, emzirdiğini unutup bırakır (ilgilenmez). Yük (bebek) taşıyan kadınların hepsi, taşıdığı yükü (bebeğini) düşürür. Ve insanları, sarhoş olmadıkları halde sarhoş görürsün. Ve lâkin Allah’ın azabı (çok) şiddetlidir.

şedîdun

  Hac / 2 -

 İlyas Yorulmaz = O gün, çocuğunu emziren kadının çocuğunu unuttuğunu, her hamile dişinin, yükünü düşürdüğünü görürüsünüz. O gün insanlar sarhoş olmadığı halde, sarhoş olmuş gibi görürsün. Ancak Allah’ın azabı daha şiddetlidir.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab’lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Kâ’be’ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram’dan alıkoydular diye birtakımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, Allah'a ibadete vesile olan, hac töreni yapılan yerlerin ve savaşın haram edildiği ayların hürmetini koruyun, hac kurbanlarına, kurban edilecekleri belli olsun diye boynuna bir şey takılan hayvanlara, Rablerinden bir lütfe ve râzılığa ulaşmak için Beyt-ül Harâm'ı ziyarete gelenlere hürmetsizlik etmeyin. İhramdan çıkınca avlanın. Sizi Mescid-i Harâm'dan meneden kavme karşı beslediğiniz kin aşırı hareket etmenize, tecavüzde bulunmanıza sebep olmasın. İyilik etmek ve kötülükten sakınmak hususunda birbirinize yardım edin, suç işlemek ve düşmanlık etmek için yardımlaşmayın ve Allah'tan sakının, şüphe yok ki Allah'ın cezası, çok çetindir.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Allah'ın koyduğu sembollere, kutsal hac ayına, süslenmiş kurbanlıklara, Rablerinin lütuf ve rızasını isteyerek Beyti Haram'a doğru gelenlere saygısızlıkta bulunmayın. Ancak ihramdan çıktığınızda, serbestçe avlanabilirsiniz. Sizi Mescidi Haram'dan alıkoyanlara karşı öfkeniz, saldırganlık yapmanıza yol açmasın. İyi ve güzel olan şeyler ve yolunuzu Allah'ın kitabı ile bulmada yardımlaşın, kötülüğü ve düşmanlığı artırmada değil. Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve unutmayın ki, Allah'ın cezası çok şiddetlidir.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Adem Uğur = Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu, dinî) işaretlerine, haram aya, (Allah'a hediye edilmiş) kurbana, (ondaki) gerdanlıklara, Rablerinin lütuf ve rızasını arayarak Beyt-i Haram'a yönelmiş kimselere (tecavüz ve) saygısızlık etmeyin. İhramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Mescid-i Haram'a girmenizi önledikleri için bir topluma karşı beslediğiniz kin sizi tecavüze sevketmesin! İyilik ve (Allah'ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah'tan korkun; çünkü Allah'ın cezası çetindir.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! ŞeairAllâh'a (Allâh nişanelerine, Allâh'ı çağrıştırana - hissettirene), haram aylara, Beytullah'a hediye olunan kurbanlıklara, özel gerdanlıklı kurbanlara, Rablerinden bir fazl ve rıdvan isteyerek Beyt'e gelenlere, hürmetsizlik yapmayın. . . İhramdan çıktığınızda avlanabilirsiniz. . . Mescid-i Haram'a (daha önce) girmenizi engellediler diye bir kavme olan nefretiniz, sizi haddi aşmaya sevketmesin. . . Birr ve takva üzere yardımlaşın; zulüm ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. . . Allâh'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun. . . Muhakkak ki Allâh, Şediyd ül 'Ikab'dır (şiddetle kötülüğün sonucunu yaşatandır).

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Ahmet Tekin = Ey iman edenler, Allah’ın emirlerine, emirleriyle bağlantılı hususlara, Allah’ın savaşı haram kıldığı aylardaki yasaklara, kurbanlara, Kâbe’ye yapılan bağışlara, boyunlarında gerdânileri, ipleri, tasmaları olan kurbanlık ve sahipli hayvanlara, Rablerinin lütuf ve rızasına ulaşma mertebesini, rızık kazanmayı, ticarî kazanç elde etmeyi umarak, Beyt-i Haram’a, Beytullah’a niyetle yola çıkanlara, saygısızlık ve tecavüzü meşrû hale getirmeyin.İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz.Mescid-i Haram’a girmenizi engelledikleri için bir kavme karşı beslediğiniz kin, sizi onlara tecavüze sevketmesin.İyilik, insanlık, müslümanlık ve takvâ esaslarını-Kur’ân esaslarını hayata geçirmede, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmada, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmada yardımlaşın. Bilerek günah işlemekte, zarar vermekte ve düşmanlıkta birbirinize yardım etmeyin. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Allah, inkâr ve isyan suçunuza denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! Allah'ın işaretlerine, haram aya, kurbanlık hayvanlara, gerdanlık(lı hayvan)lara, Rabbinin lütfundan bir şeyler kazanmak ve rızasına kavuşmak için Haram Ev'i (Kabe'yi) ziyarete gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Bir topluluğa sizi Mescidi Haram'dan alıkoymaları dolayısıyla duyduğunuz kin sınırı aşmanıza sebep olmasın. İyilik ve takvada birbirinizle yardımlaşın. Günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah, cezası çok şiddetli olandır.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler, Allah'ın şiarlarına, haram olan ay'a, kurbanlık hayvanlara, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram'a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah'tan korkup sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Ne Allah’ın hac âdetlerine, ne haram aya (Recep, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarına), ne kurbanlık hediyelere, ne (onlardaki) gerdanlıklara, ne de Rablerinden gerek fazlını ve gerek rızâsını arayarak Beyt-i Harâm’ı kasdedip gelenlere sakın hürmetsizlik etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram’dan menettiler diye bir kavme karşı beslediğiniz kin, sakın sizi tecavüze götürmesin. İyilik etmek ve fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın, günah işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın. Allah’dan korkun, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

şedîdu el ıkâbi

  Mâide / 2 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! Allah’ın, (O’nun tarafından muhterem ve mukaddes ilan edilen Cuma ve Bayram namazları, cemaatle namaz, ezan, kurban, Hac ve menâsiki gibi İslâm’ın ve Müslümanlığın sembolleri demek olan) şiarlarına ve bu arada, (bizzat o aylarda size saldırılmamış olması dışında savaşmanın yasaklandığı) Haram Aylar’a, Hac mevsiminde kurban edilmek üzere Beytullah’a getirilen hayvanlarla, yine kurban edilmek üzere işaretlenmiş kurbanlıklara ve Rabbilerinin lûtfedeceği kazancı ve O’nun rızasını arzulayarak Beyti Haram’a yönelenlere sakın saygısızlıkta bulunmayın. İhramdan (ve haram bölgeden) çıktığınızda, dilerseniz avlanın. Mescidi Haram’ı ziyaretinizi engellediler diye bir topluluğa karşı duyduğunuz öfke, sakın sizi (Allah’ın şiarlarını tanımama ve haramı helâl etme manâsına gelecek) bir tecavüze sevkedip de günaha sokmasın. Ancak (iman, infak, namaz, sa bır, sebat gibi sizi Allah’a yaklaştıracak her türlü) hayır, iyilik ve faziletlerde, bir de Allah’a karşı gelmekten sakınıp O’nun koruması altına girme (takva) hususunda birbirinizle yardımlaşın. Buna karşılık, sizi hayırdan uzaklaştırıp karşılığında cezayı gerektirecek her türlü kötülük ve (hem Allah ile hem de insanlarla olan münasebetlerinizde) haddi aşma ve düşmanlık üzerinde birbirinizle yardımlaşmayın. Allah’a karşı saygılı olun ve O’na karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, cezalandırması çok çetin olandır.