Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Diyanet İşleri = Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken üstüne, kaynar su içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Abdullah Parlıyan = derken üzerine de, kaynar su içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Adem Uğur = Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ahmed Hulusi = Onun üstüne yakıcı sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ahmet Tekin = Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ahmet Varol = Onun üzerine de kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ali Bulaç = Onun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ali Fikri Yavuz = Üstüne de (şiddetle susayacağınız için) o kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ali Ünal = “Ve üzerine kaynar sudan içeceksiniz;

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Bayraktar Bayraklı = (54-56) Onun üzerine kaynar sudan içeceksiniz. Onu susuz develerin içişi gibi içeceksiniz. İşte, yargı günü onların ziyafeti böyle olacaktır.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Bekir Sadak = Onun uzerine kaynar su iceceksiniz;

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Celal Yıldırım = Üzerine de kaynar su içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Cemal Külünkoğlu = Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onun üzerine kaynar su içeceksiniz;

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Diyanet Vakfi = Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Edip Yüksel = 'Ve üzerine kaynar su içeceksiniz.'

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İçersiniz de üstüne o hamîmden

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = üstüne de kaynar su içersiniz,

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Üstüne de kaynar su içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Gültekin Onan = Onun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Harun Yıldırım = Onun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Hasan Basri Çantay = üstüne de o kaynar sudan içeceklersiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Hayrat Neşriyat = Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 İbni Kesir = Üstüne de içeceksiniz o kaynar sudan.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Kadri Çelik = Onun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Muhammed Esed = ve yakıcı ümitsizliği (yudum yudum) içeceksiniz,

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Mustafa İslamoğlu = Üzerine yürek dağlayan kavurucu (umutsuzluğu) içeceksiniz;

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (54-55) Sonra onun üzerine kaynar sudan içicilersiniz. Artık kendisine bir hastalık arız olmuş devenin içişi gibi içicilersiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ömer Öngüt = Üzerine de kaynar su içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Şaban Piriş = Üstüne içeceksiniz kaynar sudan!

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Sadık Türkmen = Onun üzerine de kaynar sudan içeceksiniz;

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Seyyid Kutub = Üzerine de kaynar su içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Suat Yıldırım = Üstüne de kaynar su içeceksiniz!

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Süleyman Ateş = Üzerine de kaynar su içeceklerdir.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Tefhim-ul Kuran = Onun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Ümit Şimşek = Üstüne de kaynar su içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Üzerine içecekler kaynar sudan,

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 İskender Ali Mihr = Sonra da onun üzerine hamimden (kaynar sudan) içecek olanlarsınız.

şâribûne

  Vâkı’a / 54 -

 İlyas Yorulmaz = Sonra yediklerinin üzerine kaynar sulardan içecekler.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Diyanet İşleri = Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken susuzluk illetine uğrayıp içecek, içecek de kanmayacaksınız.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Abdullah Parlıyan = Susuzluk hastalığına uğrayıp, içecek içecek kanmayacaksınız.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Adem Uğur = Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Ahmed Hulusi = Hastalığı dolayısıyla suya doymak bilmeyen develer gibi içeceksiniz onu.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Ahmet Tekin = Susuzluk illetine tutulmuş develer gibi içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Ahmet Varol = Üstelik suya kanmayan susamış develerin içişi gibi içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Ali Bulaç = Üstelik 'içtikçe susayan hasta develerin' içişi gibi içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Ali Fikri Yavuz = Öyle ki, suya kanmayan develerin içişi gibi içeceksiniz.

şâribûne

  Vâkı’a / 55 -

 Ali Ünal = “Hem de susuzluktan yanıp da suya saldıran develerin içtiği gibi içeceksiniz.”