Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ıbâdi-hi
Diyanet İşleri = O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
ıbâdi-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Kulların üstünde tek tasarruf sahibidir o ve odur hüküm ve hikmet sahibi her şeyden haberdar olan.
ıbâdi-hi
Abdullah Parlıyan = Zira yalnız O, yarattıkları üzerinde gerçek otorite sahibidir. Ve gerçekten O'dur, herşeyden haberdar olan ve her yaptığını yerli yerince yapan.
ıbâdi-hi
Adem Uğur = O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
Ahmed Hulusi = "HÛ"dur, kullarının fevkinde (boyutsal derinliğinden açığa çıkarak) Kaahir (varlığında hükümran olan) olan! "HÛ"dur; Hakiym, Habiyr.
ıbâdi-hi
Ahmet Tekin = O kullarının üstünde her türlü kudret ve tasarrufa, otoriteye sahiptir. O hikmet sahibi ve hükümrandır, gizli-açık her şeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
Ahmet Varol = O kullarının üstünde mutlak güç ve hakimiyet sahibidir. O hakimdir, her şeyden haberdar olandır.
ıbâdi-hi
Ali Bulaç = O, kulları üzerinde kahredici olandır. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.
ıbâdi-hi
Ali Fikri Yavuz = O, kullarının üstünde galibdir. O, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.”
ıbâdi-hi
Ali Ünal = O’dur kulları üzerinde Kendisine karşı çıkılamaz mutlak hükümran. Ve O, Hakîm (her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunan)dır, Habîr (her şeyden hakkıyla haberdar olan)dır.
ıbâdi-hi
Bayraktar Bayraklı = Zira kullarının üzerine otorite sahibi sadece O'dur. O, hikmet sahibidir; her şeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
Bekir Sadak = O, kullarinin ustunde yegane tasarruf sahibidir. Hakim'dir, haberdardir.
ıbâdi-hi
Celal Yıldırım = O, kullan üstünde eşsiz üstünlüğe, sınırsız tasarrufa sahiptir; O, hikmetle tasarrufta bulunandır, (her şeyden) haberlidir.
ıbâdi-hi
Cemal Külünkoğlu = O, kullarının üstünde eşsiz kudret ve yetki sahibidir. O, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla haberdardır.
ıbâdi-hi
Diyanet İşleri (eski) = O, kullarının üstünde yegane tasarruf sahibidir. Hakim'dir, haberdardır.
ıbâdi-hi
Diyanet Vakfi = O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
Edip Yüksel = O, kullarına tam anlamıyla egemendir. O Bilgedir, Haber Alandır.
ıbâdi-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kullarının üstünde tam hakim O'dur. Herşeyden haberdar O'dur!
ıbâdi-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O, kullarının üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
Gültekin Onan = O kulları üzerinde kahredici olandır. O hüküm ve hikmet sahib olandır, haberdar olandır.
ıbâdi-hi
Harun Yıldırım = O, kulları üzerinde kahir olandır. Şüphesiz O, Hakîm’dir, Habîr’dir.
ıbâdi-hi
Hasan Basri Çantay = O, kullarının üstünde (eşsiz) kahr (galebe ve tasarruf) saahibidir. O, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir, her şeyden hakkıyle haberdârdır.
ıbâdi-hi
Hayrat Neşriyat = O, kullarının üzerinde mutlak galibdir. Ve O, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.
ıbâdi-hi
İbni Kesir = O; kullarının üstünde yegane mutasarrıftır. Ve O; Hakim'dir, Habir'dir.
ıbâdi-hi
Kadri Çelik = O, kullarının üstünde yegâne egemendir ve O, hikmet sahibidir, haberdardır.
ıbâdi-hi
Muhammed Esed = Zira yalnız O, yarattıkları üzerinde otorite sahibidir ve yalnız Odur gerçekten hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan.
ıbâdi-hi
Mustafa İslamoğlu = Zira yalnızca O'dur kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olan; yine O'dur her hükmünde tam isabet kaydeden, her şeyden henüz kaynağındayken haberdar olan.
ıbâdi-hi
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve O, kullarının üzerinde mutasarrıftır. Ve O hakîmdir, habîrdir.
ıbâdi-hi
Ömer Öngüt = O, kullarının üstünde kahredici güce sahiptir. Ve O, hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
Şaban Piriş = Kullarının üzerinde yegane galip O’dur. O, hakim ve haberdar olandır.
ıbâdi-hi
Sadık Türkmen = O, kullarının üstünde tam egemendir. O, doğru hüküm/karar verendir, herşeyin haberini alır.
ıbâdi-hi
Seyyid Kutub = Kulları üzerinde kesin egemendir. O'nun yaptığı her şey yerindedir, O her şeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
Suat Yıldırım = O, kullarının üstünde hükmünü yürüten mutlak hükümrandır, her işi tam hikmetle yapar ve her şeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
Süleyman Ateş = O, kullarının üstünde tam hâkimdir (onları istediği gibi yönetir), O herşeyi yerli yerince yapan, (herşeyi) haber alandır.
ıbâdi-hi
Tefhim-ul Kuran = O, kulları üzerinde kahredici olandır. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.
ıbâdi-hi
Ümit Şimşek = O, kullarının üzerinde mutlak kudret ve egemenlik sahibidir. O her işi hikmetle yapar, herşeyden de haberdardır.
ıbâdi-hi
Yaşar Nuri Öztürk = Ve kulları üzerinde hüküm ve egemenlik sahibi Kaahir'dir O. Tüm hikmetlerin kaynağıdır O. Her şeyden haberdardır.
ıbâdi-hi
İskender Ali Mihr = O, kullarının üstünde kahhardır (yegâne gâlip), ve O, hakîmdir (hikmet sahibi), herşeyden haberdardır (habîrdir).
ıbâdi-hi
İlyas Yorulmaz = O Allah, kullarının üzerinde mutlak bir hâkimiyet gücüne sahiptir. Her şeyin hükmünü veren ve her şeyden haberdar olandır.
ıbâdi-hi
Diyanet İşleri = Nûh’tan sonra da nice nesilleri helâk ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.
ıbâdi-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Nûh'tan sonra nice toplulukları helâk ettik. Rabbin, kullarının suçlarından haberdardır, görür onları ve bu, yeter.
ıbâdi-hi
Abdullah Parlıyan = Nuh'tan bu yana nice kuşakları yok ettik. Çünkü kullarının günahlarını, bütünüyle görerek haberdar olmakta Rabbin yeter.
ıbâdi-hi
Adem Uğur = Nuh'tan sonraki nesillerden nicelerini helâk ettik. Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeterlidir.
ıbâdi-hi
Ahmed Hulusi = Nuh'tan sonra nice kuşaklar helâk ettik. . . Kullarının suçlarından Habiyr ve Basıyr'dir Rabbin!
ıbâdi-hi
Ahmet Tekin = Hem Nûh’tan sonra nice nesiller helâk ettik. Kullarının gizli-açık günahlarının tamamından yalnız Rabbin haberdardır, yalnız Rabbin bilir, görür.
ıbâdi-hi
Ahmet Varol = Nuh'tan sonra nice kuşakları helak ettik. Kullarının günahlarını haber alıcı, görücü olarak Rabbin yeter.
ıbâdi-hi
Ali Bulaç = Biz, Nuh'tan sonra nice kuşakları yıkıma uğrattık. Kullarının günahlarını haber alıcı, görücü olarak Rabbin yeter,
ıbâdi-hi
Ali Fikri Yavuz = Nûh’dan sonra nice asırlar boyu insanları helâk ettik. Kullarının günahlarına Rabbinin Habîr, Bâsir olması yeter.
ıbâdi-hi
Ali Ünal = Nuh’tan sonra bu şekilde nice nesilleri helâk ettik. Kullarının günahlarını senin Rabbinin görüp bilmesi yeter.