Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki mallarınızla, canlarınızla sınanacaksınız, sizden önce kendilerine kitap verilenlerle Tanrıya şirk koşanlardan kötü sözler işiteceksiniz, birçok eziyetlere, zahmetlere uğrayacaksınız. Sabreder ve sakınırsanız şüphe yok ki bu, hâdiselere karşı gösterilen metanetten sayılır.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Abdullah Parlıyan = Andolsun mallarınız ve canlarınız konusunda, imtihan edileceksiniz. Sizden önce geçip, bize de kitap verildi diyenlerden ve Allah'tan başka varlıklara da ilahlık yakıştıranlardan, bir çok incitici sözler işiteceksiniz. Ama eğer zorluklara ve sıkıntılara katlanır ve yolunuzu, Allah ve kitabıyla bulmaya çalışırsanız; İşte bunlar, yapılması gerekli olan işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Adem Uğur = Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki, mallarınızla ve nefslerinizle imtihan edileceksiniz. Sizden önce hakikat bilgisi verilenler ve şirk ehli tarafından incitileceksiniz. Eğer dayanır ve korunursanız (bilin ki) bu ancak azminizle başarılır.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ahmet Tekin = Andolsun ki, mallarınız ve canlarınıza gelecek zararlarla imtihan ediliyorsunuz.Sizden önce kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlardan ve ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan müşriklerden, putperestlerden birçok üzücü sözler işitiyorsunuz. Eğer sabrederek mücadeleye devam eder, Allah’a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız bilin ki, bunlar ciddi, kararlı olmayı gerektiren, maksada ulaştıran mücadele metotlarıdır.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ahmet Varol = Andolsun mallarınızda ve canlarınızda imtihan olunacak ve gerek kendilerine sizden önce kitap verilmiş olanlardan, gerekse Allah'a ortak koşanlardan çokça rahatsız edici sözler duyacaksınız. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bilin ki) bu, üzerinde kararlılık gösterilecek işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ali Bulaç = Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ali Fikri Yavuz = Andolsun ki, mallarınızın sarfı ve canlarınızın musibeti hakkında imtihan olunacaksınız. Sizden evvel kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a eş koşanlardan da gerçekten bir çok incitici şeyler işiteceksiniz. Eğer katlanır ve sakınırsanız işte bu, din işlerine olan metanet ve bağlılıktandır.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ali Ünal = (Öyleyse ey mü’minler, dünya hayatındaki gaye ve hikmetin gereği olarak fakirlik, hastalık ve daha başka musibetlere maruz kalma gibi sabır gerektiren ve zenginlik, sıhhat gibi şükür gerektiren hallerle) mallarınız ve canlarınız hususunda hiç şüphesiz imtihana tâbi tutulacak ve gerek sizden önce kendilerine Kitap verilmiş olanlardan, gerekse Allah’a şirk koşanlardan kırıcı, incitici pek çok sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve (hem Allah’a iman ve itaat, hem de karşınızdakilere davranış noktasında) yanlışa düşmeden takva dairesi içinde kalabilirseniz, bilin ki bu azim, sebat, metanet gerektiren çok değerli bir iştir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun ki, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız biliniz ki bu, azimle sarılınacak bir iştir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Bekir Sadak = And olsun ki mallariniz ve canlarinizla sinanacaksiniz; hic suphesiz, sizden once Kitab verilenlerden ve Allah' es kosanlardan cok uzucu sozler isiteceksiniz. Sabreder ve Allah'a karsi gelmekten sakinirsaniz bilin ki, bu uzerinde sebat edilecek islerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Celal Yıldırım = Şanıma and olsun ki, mallarınızda ve canlarınızda ciddi bir sınavdan geçirileceksiniz ve gerek sizden önce kendilerine kitab verilenlerden, gerekse müşriklerden birçok incitici (sözler ve davranışlar) duyacaksınız. Eğer sabreder (takva ölçüleri içinde) sakınırsanız, işte bu azmedilecek işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Cemal Külünkoğlu = Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'a karşı gelmekten gereği gibi sakınırsanız, şüphesiz (bu davranış) yapılacak işlerin en kıymetlisidir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki mallarınız ve canlarınızla sınanacaksınız; hiç şüphesiz, sizden önce Kitap verilenlerden ve Allah'a eş koşanlardan çok üzücü sözler işiteceksiniz. Sabreder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bu üzerinde sebat edilecek işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Edip Yüksel = Paralarınızla, canlarınızla sınanacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan çok hakaretler işiteceksiniz. Direnir ve erdemli bir hayat sürerseniz büyük iş yapmış olursunuz.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Lâbüd mallarınızda ve canlarınızda imtihan olunacaksınız, ve her halde gerek sizden evvel kitab verilenlerden ve gerek müşriklerden bir çok incidecek sözler işideceksiniz, eğer sabr eder ve tekva yoluna gider, korunursanız işte bu azmolunacak umurdandır

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çaresiz, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve kesinlikle gerek sizden önce kitap verilenlerden ve gerekse Allah'a ortak koşanlardan bir çok incitici sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'tan korkarsanız işte bu, azmedilmesi gereken şerefli işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Gültekin Onan = Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) buyruklara olan azimdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Harun Yıldırım = Andolsun ki mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan edileceksiniz ve kesinlikle sizden önce kitap verilen kimselerden ve müşriklerden çok eziyet duyacaksınız. Doğrusu sabreder ve sakınırsanız azmedilmesi gereken işlerdendir!?

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun ki mallarınız ve canlarınız hususunda imtihaana çekileceksiniz. Sizden evvel kendilerine Kitab verilenlerden ve Allaha eş tanıyanlardan da her halde incitici birçok (lâflar) işideceksiniz. Eğer katlanır, sakınırsanız işte bu, haadiselere karşı (gösterilmiş) bir azm (-ü metanet) dendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Hayrat Neşriyat = Celâlim hakkı için, mallarınız ve canlarınız husûsunda imtihan olunacaksınız ve sizden önce kendilerine kitab verilenlerden (yahudi ve hristiyanlardan) ve şirk koşanlardan şübhesiz birçok ezalar (incitici sözler) işiteceksiniz! Buna rağmen sabreder ve (günahlardan)sakınırsanız, artık şübhesiz ki bu, azmedilecek (kararlı sabra lâyık) işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 İbni Kesir = And olsun ki; mallarınız ve nefisleriniz konusunda deneneceksiniz. Sizden önce kendilerine kitab verilenlerden ve Allah'a şirk koşanlardan birçok incitici şeyler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız işte bu, azme değer işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Kadri Çelik = Hiç şüphesiz mallarınız ve canlarınızla sınanacaksınız ve sizden önce kitab verilenlerden ve şirk koşanlardan, çok üzücü sözler işiteceksiniz. Sabreder ve takvalı olursanız, bilin ki bu (sabır ve takva, insanı), işlerde azim (sahibi kılan şeyler)'dendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Muhammed Esed = Mallarınızla ve canlarınızla mutlaka sınanacaksınız: Ve doğrusu, hem sizden önce vahiy verilenlerden hem de Allah'tan başka varlıklara ilahlık yakıştıranlardan birçok incitici söz işiteceksiniz. Ama eğer zorluklara sabırla katlanır ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız; bilin ki bu, azimle sarılınacak bir iştir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Mustafa İslamoğlu = Elbette mallarınızla ve canlarınızla sınanacaksınız; ve hem sizden önce vahye muhatap olanlardan, hem de Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıranlardan birçok incitici söz işiteceksiniz. Ama, eğer direnir ve sorumluluk bilincini kuşanırsanız (iyi olur); fakat unutmayın ki bu bir azim işidir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Allah Teâlâ'ya kasem olsun ki mallarınız ve nefisleriniz hakkında imtihan olunacaksınızdır. Ve elbette sizden evvel kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve müşriklerden birçok incitici sözler işiteceksiniz. Ve eğer sabrederseniz ve korunursanız, işte şüphe yok ki, bu azmolunacak umurdandır.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ömer Öngüt = Andolsun ki mallarınıza ve canlarınıza ibtilâlar verilerek imtihan olacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, bilmiş olun ki bu, üzerinde sebat edilecek işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Şaban Piriş = Mallarınız ve canlarınız hususunda elbette imtihan olunuyorsunuz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden eziyet verici bir çok (kötü söz) işitiyorsunuz. Eğer bunlara sabreder ve korunursanız; bu, azmedilmesi gereken işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Sadık Türkmen = Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda açığa çıkarılacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve korunma tedbirinizi alırsanız, bilin ki; bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Seyyid Kutub = Mallarınız ve canlarınız konusunda kesinlikle deneyden geçirileceksiniz, gerek kitap ehlinden ve gerekse müşriklerden birçok incitici söz işiteceksiniz. Eğer (bunlara karşı) sabreder ve Allah'tan korkarsanız, bu tutum azimliliğinizin, kesin kararlılığınızın bir belirtisidir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Suat Yıldırım = Şu muhakkak ki gerek mallarınızda, gerek canlarınızda imtihana tâbi tutulacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilen Yahudi ve Hıristiyanlardan ve bir de müşriklerden sizi inciten birçok söz işiteceksiniz. Ama siz sabreder ve günahlardan korunursanız, muhakkak ki bu davranış, yapılacak işlerin en değerlisidir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Süleyman Ateş = Mallarınız ve canlarınız hususunda deneneceksiniz; sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan çok incitici (sözler) duyacaksınız. Ama sabreder, korunursanız; işte bunlar, yapmağa değer işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız, (bu) emirlere olan azimdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Ümit Şimşek = Muhakkak siz malınızla ve canınızla sınanacaksınız; sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve Allah'a ortak koşanlardan pek çok incitici şeyler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız, işte bu, uğrunda azmedilmeye değer işlerdendir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun ki, mallarınızda da canlarınızda da imtihan edileceksiniz. Ve yemin olsun ki, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden de şirke batanlardan da incitici çok şey dinleyeceksiniz. Sabreder, takvaya sarılırsanız işte bu, iş ve oluşların en zorlularındandır.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 İskender Ali Mihr = Mallarınız ve canlarınız hususunda siz mutlaka imtihan olunacaksınız. Sizden önce kitap verilenlerden ve şirk koşanlardan elbette birçok incitici (sözler) duyacaksınız. Eğer siz sabrederseniz ve takva sahibi olursanız, ki bu muhakkak, işlerin “âzim” olanlarındandır.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 186 -

 İlyas Yorulmaz = Sizler, mallarınız ve canlarınızla (kendi nefsinizle) deneniyorsunuz. Sizden önce kendilerine kitap verilenler ve Allah’a ortak koşanlardan pek çok incitici sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve (Allah dan) sakınırsanız, işte bu karar verip sahiplenmeniz gereken en büyük iştir.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Diyanet İşleri = Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = An o zamanı ki Allah, kendilerine kitap verilenlerden, o kitabı insanlara mutlaka açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz onu diye söz almıştı; onlarsa o sözü artlarına attılar, azcık bir menfaat karşılığında sattılar onu, ama o aldıkları şey, ne de kötü nesne.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Abdullah Parlıyan = Ve hani Allah kendilerine kitap verilenlerden, O kitabı mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz diye kesin söz almıştı. Fakat, onlar bunu kulak ardı ettiler ve küçük bir kazançla değiştirdiler. Ne kötü bir alışverişti bu.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Adem Uğur = Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Ahmed Hulusi = Hani Allâh, kendilerine hakikat bilgisi verilenlerden, "Onu kesinlikle insanlara açıklayacak, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Derken onlar sözlerini geride bırakıp, karşılığında az bir bedel aldılar. Ne kötü bir alışveriş!

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Ahmet Tekin = Allahın, kutsal kitaplarındaki emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulanlardan kesin bir söz, bir taahhüt aldığını onlara hatırlat: Onu, Muhammed’in hak peygamber olduğu, Kur’ân’ın Muhammed’e indirileceği ile ilgili Tevrat ve İncil’deki hükümleri mutlaka insanların iyiliği, kurtuluşu için açıklayacaksınız, bu hususu gizlemeyeceksiniz, buyurmuştu. Onlar taahhütlerini bozarak, sorumluluklarını yerine getirmediler, kitaplarındaki bu hükümleri büsbütün kulak arkası ettiler. Bunları servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Ahmet Varol = Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilenlerden 'onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz' diye söz almıştı. Onlar bu sözü arkalarına attılar ve karşılığında az bir değeri satın aldılar. Satın aldıkları ne kadar da kötü bir şeydir!

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Ali Bulaç = Hani kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye kesin söz almıştı. Fakat onlar, bunu arkalarına attılar ve ona karşılık az bir değeri satın aldılar. O aldıkları şey ne kötüdür.

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Ali Fikri Yavuz = Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilenlerden (âlimlerden) şöyle teminat almıştı: “- Celâlim hakkı için, kitabı, muhakkak insanlara açıklayıp anlatacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz.” Onlar ise o söz ve teminatı sırlarının arkasına attılar. Böylece karşılığında biraz para aldılar. Bu ne kötdü alış veriştir!...

ûtû el kitâbe

  Âl-iİmrân / 187 -

 Ali Ünal = Vaktiyle Allah, kendilerine Kitap verilmiş olanlardan: Kitap’taki gerçekleri mutlaka açıklayacak, (bu arada, geleceği müjdelenen Âhir Zaman Peygamberi’ni) insanlara duyuracak ve bu gerçekleri gizlemeyeceksiniz diye teminat almıştı. Ama onlar, bunu hiç önemsemeyerek hemen kulak ardı ettiler; onu (mal, makam, şöhret gibi) çok küçük bir fiyata sattılar. Hakikaten ne kötü, ne zararlı bir alışveriş içindeler!