Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Fetih (Kıyamet) günü, inkâr edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.”

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Fetih günü, kâfir olanlar imana gelseler de faydası yok ve onlara mühlet de verilmeyecek.

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: “O karar günü, yani kıyamet günü, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, imana gelseler de, faydası yok. Onlara mühlet de verilmeyecek, yüzlerine de bakılmayacak.”

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Adem Uğur = De ki: Fetih (ve hüküm) gününde inkârcılara (o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "O FETH'in yaşandığı süreçte, (ölümü tatmadan önce) hakikat bilgisini inkâr edenlere artık iman etmeleri bir fayda sağlamaz ve mühlet verilmez. "

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ahmet Tekin = 'Zafer kazandığımız gün, Mekke’nin fethedildiği gün, ebedî âlemin kapısının açıldığı gün, diriliş ve karar günü, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, o gün edecekleri iman fayda vermeyecek. Kendilerine mühlet tanınmayacak, tevbe etmelerine, özür dilemelerine fırsat verilmeyecek, merhamet nazarıyla bakılmayacak, göz açtırılmayacaktır.' de.

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Fetih günü inkâr edenlere imanlarının yararı olmaz ve kendilerine bir süre de tanınmaz.'

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ali Bulaç = De ki: "Fetih günü, inkâr edenlere (o gün) inanmaları bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre tanınmaz."

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), de ki: “- Fetih günü, o kâfirlere imanları fayda vermiyecek, onlara gözde açtırılmıyacaktır.

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ali Ünal = De ki: “Her şeyin ortaya çıkacağı o gün, küfredenlere mecbur kalacakları iman ikrarı hiçbir fayda vermeyecek, kendilerine artık daha fazla mühlet de tanınmayacaktır.”

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Bayraktar Bayraklı = De ki: “İnkâr edenlere, hüküm gününde inanmaları hiçbir fayda vermez ve onlara süre de tanınmaz.”

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Bekir Sadak = De ki: «Hukmumun verilecegi gun inkarcilara ne inanmalari fayda verir ve ne de ertelenirler.»

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Celal Yıldırım = De ki: Fetih günü, küfredenlere inanmaları artık fayda vermez ve onlara mühlet de verilmez.

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Cemal Külünkoğlu = De ki: “Fetih (kıyamet) günü, inkârcılara o gün iman etmeleri bir fayda sağlamayacak ve onlara mühlet de verilmeyecektir.”

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Hükmün verileceği gün inkarcılara ne inanmaları fayda verir ve ne de ertelenirler.'

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Diyanet Vakfi = De ki: Fetih (ve hüküm) gününde inkârcılara (o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Edip Yüksel = De ki, 'Zafer günü, inkarcılara inanmaları bir yarar sağlamıyacaktır; kendilerine bir başka şans da tanınmayacaktır.'

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = (28-29) Bir de ne vakıt o fetih eğer doğru iseniz? diyorlar. De ki; küfredenlere o fetih günü iymanları faide vermez ve onlara göz açtırılmaz

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «İnkar edenlere o zafer günü iman etmeleri fayda vermez ve onlara göz açtırılmaz.»

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: «İnkâr edenlere o fetih günü iman etmeleri fayda vermez ve onlara göz açtırılmaz.»

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Gültekin Onan = De ki: "Fetih günü, küfredenlere (o gün) inanmaları bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre tanınmaz."

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Harun Yıldırım = De ki: Fetih (ve hüküm) gününde inkârcılara (o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Hasan Basri Çantay = Sen de söyle «Fetih günü, o kâfirlere îmanları fâide vermeyecek, kendileri (nin yüzlerin) e de bakılmayacak».

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Hayrat Neşriyat = De ki: 'Fetih günü (gelince), inkâr edenlere, ne (o gün iş işten geçtikten sonra ettikleri) îmanları fayda verir, ne de onlara mühlet verilir.'

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 İbni Kesir = De ki: Fetih günü o kafirlere imanları fayda vermeyecek ve onlara bakılmayacak.

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Kadri Çelik = De ki: “Fetih günü, küfre sapmakta olanlara (o gün) iman etmeleri bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre de tanınmaz.”

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Muhammed Esed = De ki: "Nihai Karar Günü, (hayatları boyunca) hakikati inkar etmiş olanlara ne (yeni fark ettikleri) imanları bir fayda sağlayacak, ne de kendilerine bir mühlet verilecektir".

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Mustafa İslamoğlu = De ki: "Kesin hükmün verileceği gün inkarda ısrar edenlere ne imanları fayda verecek, ne de göz açtırılacak."

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Kâfir olmuş olanlara o fetih günü imânları bir fâide vermez ve onlara mühlet de verilmez».

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ömer Öngüt = De ki: “Fetih gününde kâfirlere imanları hiçbir fayda vermez, kendilerine mühlet de tanınmaz. ”

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Şaban Piriş = De ki: -Hüküm günü, kafirlerin imanının kendilerine bir fayda vermediği ve onlara göz de açtırılmadığı gündür.

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Sadık Türkmen = De ki: “Zafer günü, o inkârcılara inanmaları fayda vermez! Onlara, göz bile açtırılmaz.”

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Seyyid Kutub = De ki; «Fetih günü gelince inkâr edenlere, o zaman inanmaları fayda vermez ve kendilerine mühlet de verilmez.»

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Suat Yıldırım = De ki: "Fetih günü, kâfirlere imanları fayda vermez, onlara mühlet de verilmez."

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Süleyman Ateş = De ki: "Fetih günü, küfre sapanlara imanları yarar sağlamayacaktır. Onlara göz açtırılmaz bile."

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Fetih günü, küfre sapmakta olanlara (o gün) inanmaları bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre de tanınmaz.»

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Ümit Şimşek = De ki: Fetih günü geldiğinde, inkâr edenlere ne o günkü imanları bir fayda verir, ne de süre tanınır.

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Fetih günü, küfre sapanlara imanları yarar sağlamayacaktır. Onlara göz açtırılmaz bile."

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 İskender Ali Mihr = De ki: "Fetih günü, kâfir olanlara (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlere) îmânları bir fayda vermez ve onlara süre verilmez."

îmânu-hum

  Secde / 29 -

 İlyas Yorulmaz = Deki “Zafer günü geldiğinde doğruları inkâr edenlere, o gün iman etmelerinin hiç bir faydası olmayacak. ”

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Diyanet İşleri = Fakat azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada inkârcılar hüsrana uğradılar.

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Fakat azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, onlara bir fayda vermez. Allah'ın, kulları hakkında icrâ edilegelen yolu yordamıdır bu ve işte buracıkta kâfirler, ziyan edip giderler.

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Abdullah Parlıyan = Fakat azabımızı gördükleri zaman, inanmaları onlara bir fayda sağlamadı. Allah'ın kulları için, her zaman uyguladığı yöntem budur. İşte kâfirler o zaman, gerçekten zarar etmiş olurlar.

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Adem Uğur = Fakat azabımızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Allah'ın kulları hakkında süregelen âdeti budur. İşte o zaman kâfirler hüsrana uğrayacaklardır.

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Ahmed Hulusi = Fakat hışmımızı gördükten sonra onların iman etmeleri kendilerine fayda vermedi! Bu, geçmişten beri uygulanan kulları hakkındaki Sünnetullah'tır! Hakikat bilgisini inkâr edenler (hakikatlerinden, Sünnetullah'tan perdeliler) işte bundan dolayı hüsrana uğradı!

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Ahmet Tekin = Fakat azâbımızı gördükten sonraki imanları kendilerine fayda sağlamayacaktır. Allah’ın kullarıyla ilgili süregelen uyguladığı âdeti, sünneti, ceza kanunu budur. İşte o zaman kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler hüsrana uğrayacaklardır.

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Ahmet Varol = Ancak zorlu azabımızı gördükleri zamanki imanları onlara yarar sağlamadı. (Bu) Allah'ın kulları hakkında uygulanagelen sünnetidir. İşte inkâr edenler burada hüsrana uğramışlardır.

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Ali Bulaç = Ama Bizim dayanılmaz azabımızı gördükleri zaman, imanları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. (Bu,) Allah'ın kulları arasında sürüp giden sünnetidir. İşte kafirler burada hüsrana uğramışlardır.

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Ali Fikri Yavuz = Fakat azabımızı gördükleri vakit, imanları kendilerine fayda verecek değildi. Allah’ın kulları hakkında olagelen sünneti (nizamı) budur. İşte kâfirler burada aldanmışlar, ziyana uğramışlardır.

îmânu-hum

  Mü’min / 85 -

 Ali Ünal = Ne var ki, ancak baskın gelen şiddetli cezamızı gördükleri zaman ikrar ettikleri bu iman kendilerine fayda vermedi. Allah’ın kulları hakkında geçerli âdet ve icraatı hep böyle olagelmiştir. Ve kâfirler, işte böyle bir durumda hüsrana uğradılar.