Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve büyük Kur’an’ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki biz sana, tekrarlanan yedi âyeti ve pek büyük olan Kur'ân'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Abdullah Parlıyan = Ve gerçek şu ki: Biz sık sık tekrarlanan ayetlerden oluşan, yedili bir sûre olan Fatiha'yı ve pek büyük Kur'ân'ı sana verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Adem Uğur = Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve yüce Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ahmed Hulusi = Gerçek ki, biz sana, Seb-ü Mesânî'yi (yedi zâtî sıfatınla hakikati değerlendirme kuvvesini) ve Kur'ân-ı Aziym'i (hakikat ve Sünnetullah BİLGİsini) verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ahmet Tekin = Andolsun ki, biz sana namazda tekrar tekrar okunan yedi âyeti, Fâtiha’yı, birbirini takviye eden yedi büyük sûreyi, tekrarlanarak anlatılan yedi konuyu, yedi şekilde ifade edilen âyetleri, yedi büyük lütfu ve yüce, azametli Kur’ân’ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ahmet Varol = Andolsun sana ikişerlerden yediyi [4] ve Büyük Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ali Bulaç = Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ali Fikri Yavuz = Andolsun ki, biz, sana, (her namazda) okunup tekrarlanan yedi âyeti (Fâtiha sûresini) ve şu büyük Kur’ân’ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ali Ünal = Andolsun, sana Seb’ı Mesânî ile çok ulu Kur’ân’ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun ki biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve yüce Kur'ân'ı verdik.[263]

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Bekir Sadak = And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yi ve Kurani Azim'i verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Celal Yıldırım = And olsun ki sana tekrarlanan yedi ikili âyeti ve çok büyük kutsal Kur'ân'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Cemal Külünkoğlu = And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve yüce Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Edip Yüksel = Biz sana yedi çifti ve büyük Kuran'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Celâlim hakkı için sana «seb'ul mesâni»'yi ve Kur'anı azımi verdik

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, sana namazlarda tekrarlanan yedi ayeti (Fatiha'yı) ve Yüce Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Gültekin Onan = Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kuran'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Harun Yıldırım = Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve yüce Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun ki biz sana (namazın her rek'atında) tekrarlanan yedi (âyet-i kerîme) yi ve şu büyük Kur'ânı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Hayrat Neşriyat = Celâlim hakkı için, sana (namazın her rek'atında) tekrarlanan yedi (âyeti,Fâtiha)yı ve yüce Kur’ân’ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 İbni Kesir = Doğrusu sana; Biz, tekrarlanan yediyi ve şu Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz sana tekrarlanan yediyi (iki defa nazil olan Fatiha suresini) ve azametli Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Muhammed Esed = Ve gerçek şu ki, Biz sana sık sık tekrarlanan (ayetlerden oluşan) yedili (bir sure) bahşettik ve (böylece senin önüne) yüce Kur'an'ı (açıp serdik):

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Mustafa İslamoğlu = Doğrusu Biz sana, seb' mesani'yi, yani Yüce Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Zâtı akdesime kasem olsun ki, sana tekrarlanan yediyi (Fatiha sûresini) ve büyük Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ömer Öngüt = Resulüm! Andolsun ki biz sana daima tekrarlanan yedi âyeti ve büyük Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Şaban Piriş = Sana, tekrarlanan yedi ayeti ve büyük Kur’an’ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Sadık Türkmen = Ve ant OLSUN/GERÇEK ŞU Kİ; Biz sana ikililerden yediyi (tekrarlanan Fatiha’yı) ve büyük Kur’an’ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Seyyid Kutub = Gerçekten sana sürekli tekrarlanan yedi ayetli Fatiha suresini ve yüce Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Suat Yıldırım = Şu kesin ki biz sana Seb-i mesânî ile şu yüce Kur’ân’ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Süleyman Ateş = Andolsun sana ikililerden yedi ve bu büyük Kur'ân'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Ümit Şimşek = Biz sana 'tekrarlanan yedi'yi ve azametli Kur'ân'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun ki, biz sana ikişerlerden/ikililerden/iç içe kıvrımlar halindeki çift mânalılardan yedi taneyi ve şu büyük Kur'an'ı verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki; sana mesânî(ikinci)den 7’yi (7’liyi, 7’li olarak) ve Kur’ân-ul Azîm’i verdik.

âteynâ-ke

  Hicr / 87 -

 İlyas Yorulmaz = Biz sana, tekrarlanan yediyi ve ulu büyük bir Kur’an verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur’an) verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İşte böylece geçmişlerin ahvâlinden bir kısmını sana hikâye etmedeyiz ve şüphe yok ki sana katımızdan bir de Kur'ân verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Abdullah Parlıyan = İşte ey peygamber! Böylece geçmişin önemli haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphe yok ki, katımızdan sana bir de Kur'ân verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Ahmed Hulusi = İşte böylece öne geçmiş olanların haberlerinden bazısını sana hikâye ediyoruz. . . Gerçek ki, sana ledünnümüzden bir zikir (hatırlatıcı) verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Ahmet Tekin = Bu türlü haberleri sana anlattığımız gibi, geçmiştekilerin ibret verici haberlerinden bir kısmını sana kıssalarıyla anlatıyoruz. Sana da, yüce katımızdan okunması ibadet olan bir kitap verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Ahmet Varol = İşte böyle, geçmişlerin haberlerinden bazılarını sana anlatıyoruz. Gerçekten katımızdan sana bir de zikir verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Ali Bulaç = Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), sana geçmişin (daha evvelki ümmetlerin mühim) haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana tarafımızdan bir Zikir (düşünüb kendisinden ibret alınacak KUR’AN) verdik.

âteynâ-ke

  Tâ-Hâ / 99 -

 Ali Ünal = (Ey Rasûlüm,) işte sana daha önce geçmiş önemli hadiselerden bir kısmını anlatıyoruz. Şurası bir gerçek ki, sana tarafımızdan (ikaz, irşad, ilim, ayrıca inanç, ibadet, ahlâk ve davranış düsturları ihtiva eden) bir kitap verdik.